·200 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Mayıs 2020 00:06 —> Yaşantımızın, kararlarımızın ne kadarına hakimiz? Ne kadarını hür irademizle karar verip, uyguluyoruz? Kaos içinde yaşamımızı idare ettiğimiz şu hayatın, ne kadar süresini kendimize, sevdiklerimize ayırıyoruz, ne kadarını yarına umutla bakmak için ruhumuza yatırım amacıyla kullanıyoruz? Ruhumuzun en büyük düşmanı biziz. Bedenini, ruhunu tanımayan biri, çevresine nasıl faydalı olabilir.
—> Panzehiri bile gerektiğinde hayat kurtarırken, fazlası öldürebiliyor. Ömrümüz; kendimizi olumsuz düşüncelerle yıpratmak için kısa fakat olumlu düşüncelerle mutlu olmak için uzundur.
—> Başarılı bir avukat olan Julian, bir gün mahkeme salonunda kendini kaybeder ve yere yığılır. Oluşan durumlardan sonra; keskin kararlar alan Julian, içsel yolculuk amacıyla Hindistan’a yolculuğa çıkar. Orada karşılaştığı Yogi ve Bilginlerle geçirdiği süre zarfında kendini bulur. İçsel yolcuğunu tamamladığını düşünen Julian eve dönüş yolunda kendine bir görev edinmiştir, bilgilerini paylaşmak. Eve döndüğünde, yakın bağ kurduğu John ile temasa geçer ve ona bildiklerini, tecrübelerini aktarır. Bu çerçevede geçen olay, okuyucuyu içsel yolculuğa çıkarır, hayatını sorgulamasına vesile olur.
•Not: Kitabı okumaya başladığım gecenin sabahına, sık gördüğüm kabusla uyanmıştım. Aklıma direk kitapta öğrendiğim bir metot gelince hemen pratiğe dönüştürdüm ve her zamankinin aksine düşüncesel acı yaşamadan ve huzurlu bir şekilde çıktım yatağımdan.