Bu kitap bana tuhaf şeyler hissettirdi. Sevip sevmediğimi tam anlayamadım. Başkahramının güzelliği çevresinde ses getiriyor ve olay böyle başlıyor diyebiliriz. Ardından bir ressam olan Basil portresini yapıyor ve o portreyi Dorian'a veriyor. İlk başlarda portreyi çok seven Dorian daha sonra ondan nefret etmeye başlıyor. Aslında portre Dorian'ın vicdanını temsil ediyor diyebiliriz. Ardından Lord Henry adındaki arkadaşı onun yaşamına yön gösterme konusunda çok başarılı. Savunduğu bazı düşüncelere katıldım bazılarına ise katılmadım. Sibly Vane, aşkı gözünü kör etti denilebilir. Kitabın sonu tam olması gerektiği gibi bitti diyebilirim. Benim için güzel bir yolculuktu.