·520 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Nisan 2020 01:15 Hani bir tabir var ya ‘ Dünya ikiye ayrılmıştır, Yüzüklerin Efendisini okumuş olanlar ve okuyacak olanlar’ diye; uzun zamandır (filmler çıktığından beri) 3 e bölünmüş durumda; yeni ekip filmi seyretmiş olanlar...
Seriyi ilk okuduğumda küçüktüm, filmler falan çıkmamıştı daha. O zamanlar benim için dili ağır olmasına rağmen pes etmemiş ve bu şaheserin hakkını vermiştim ( kendimce ). Hatta ilk filmi seyrettikten sonra ciddi hayal kırıklığına bile uğramıştım. Ama zamanla kitap bir kenarda kaldı ve film üçlemesi defalarca ve defalarca, neredeyse her replik kafama kazınana kadar izlendi, hatta uzun versiyonu bile. Yıllar yıllar sonra filmin kitabın çok az bir kısmını yansıttığını bildiğimden kendimi tekrardan gaza getirip zaman ayırdım ve gördüm ki (okudum aslında) kendimi filmin görsel muhteşemliğine o kadar kaptırmışım, kitaptan o kadar çok şey unutmuşum ki. Tekrardan hatırlamak, o engin dünyanın içine tekrar dalmak, film sahneleriyle de olsa karakterleri ve olayları tekrar yaşamak şahaneydi. Bu arada kitabı bitirince filmini tekrar izledim; aynı bilgi olay ve karakter eksikliklerini ve enteresan değişiklikleri hissettim ve ( filmleri de en az kitapları kadar çok sevmeme rağmen) bir Orta Dünya çocuğu olan Christopher Tolkiene sonuna kadar hak verdim. Son söz olarak eklemek isterim ki; ne kadar çok kitap okursanız okuyun, bu türü sevseniz de sevmeseniz de, Tolkien in en azından Hobbit ve Yüzüklerin Efendisini okumadıysanız hayal dünyanız hiçbir zaman tamamlanmış olmayacaktır.