·120 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mayıs 2020 18:49 Tasavvuf edebiyatı denilince akla gelen isimlerden biridir Mevlana. İşte bu harika eserde de Mevlana'nın hayatı anlatıp ve onun eserlerini Türkçe'ye çevirmiş yazar İskender Pala.
Açıkcası incelemenin detayına girersek kitabı yazmamız lazım buraya :)
Özet geçek olursak ikonion'dan Konya'ya die eserimiz Konya'dan bahsediyor mesela bizans'ın önemli kalesi olduğu 3 asır sonra Anadoluya akınlar düzenleyen Selçuklu Türkleri doğuyor ve takvimler 1081 i gösteriyordu.
Her yükselişin bir düşüsü elbette olacaktır.
Kasırga doğudan gelecekti ve tarihler adını Moğol diye yazıyor.
Moğollar yürüyen bir ordu şehir idiler.
Geçtiği yerleri çekirge sürüsü gibi silip süpürüyor taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmıyor zalimler.
Sultanü'l-Ulemâ oğlundaki(Celâleddin) cevheri keşfetmiş yetişmesi için zihninde yetişeceği yeri aramaya başlıyor.
Belh'ten ayrıldıklarında Celâleddin 14 yaşında idi.
Ilk durakta Feridüddin Attar ile kesişiyor yolu
Ikinci durakta ise Bağdat'ta Şehabeddin Sühreverdî var.
Daha sonra Malatya, Erzincan,Sivas,Kayseri,Niğde ve Larende(Karaman) Celâleddin bu seyehatlerde büyüyor her gittiği yerde bir alimin dizinin önüne çöküp ariların çiçerden ayrı ayrı gıda topladıģı gibi ilim toplayarak Karaman a ulaşıyor.
1225 yılında Celâlettin, babasıyla birlikte Semerkand'dan göc eden Şerefeddin Lala'nın kızi Gevger Hatun ile evleniyor ve 2 evladı doğuyor.
Muhiddin Arabi'nin Celâlettin için söylemiş olduğu çok muazzam sözü.
Sonra Şems ile tanışması birbirlerini tamamlamaları sonra ayrılık olması dertlenmeler mektuplaşmalar vs derken tekrar kavuşuyorlar sonra ölüm ayırıyor.
Eser harika Metinlerle devam ediyor sonrasında Gazeller sonrasında Rubailer die bitiriyoruz.
“Dün zekiydim, dünyayı değiştirmek isterdim. Ama bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum. ”
Yaydan çıkan ok gibidir ağızdan çıkan bir söz. Ve hiç geri dönmüş değildir atıldıktan sonra bi ok.
Ne tükenmez hazinesin se ey dil ve ne devasız bir dert!..
Mutlaka ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Kitaplarla kalın :)