1000Kitap Logosu
512 syf.
·
Beğendi
·
6/10 puan
Genel anlamda beğendim ancak...
Neden Okudum? . Normalde çok fazla popüler kültür romanları okuyan biri değilim ancak zaman zaman hayal gücümü etkin bir biçimde kullanmamı tetikleyecek kitapları okumayı değerli buluyorum. Hekate’nin kızları da Türk ve genç bir yazara ait olduğu için ve çokça övüldüğü için beni kendisine itti. . Ne Anlatıyor? Amerikalı bir genç kız bilmediği bir tiyatronun içerisinde başrolü oynamaktadır. Erin, bu tiyatronun karakterlerini bir bir tanımaya başladığında biz de yaşanılan cadı dünyasını keşfe çıkar ve yavaş yavaş seçilmiş bu kızın hikayesini öğreniriz. Çok geniş bir perspektifle bir kendini bulma hikayesi diyebiliriz. . Kurgu Nasıl? Kitabın büyük bir kısmında kurgunun işleyişinden sıkıldığımı itiraf etmeliyim. Harry Potter’a bir özlem niteliğinde yazıldığı yazar tarafından da ifade edilmiş bu romanda fantastik ögelerin ayakları Harry Potter ile çok benzerlik gösteriyordu ki bu en azından dört yüz sayfa aynı kitabı tekrar okuyormuş izlenimi uyandırdı. Son yüz sayfada kitap kendi kimliğini ortaya çıkarmayı başardığı için ikinci kitapta bu benzerliklerin daha az olacağı kanısındayım. Aynı şekilde özellikle son yüz sayfada sıkılmadım ve ilgim gitgide katlandı. Kurgudaki bağlantıların sağlam inşa edildiğini ve üzerinde düşünüldüğünü görmek güzeldi. . Üslup Nasıl? . Benim açımdan kitabın en zayıf noktası üslup. Her yazarın metinlerinde kendi medeniyetini o eseri zenginleştirmek için katması gerektiğine inanan bir insanım. Ve bu kitap çeviri bir roman gibiydi. Diyaloglar, göndermeler ve karakterin iç dünyasını anlattığı metinler fazla Amerikanvariydi. Bunun evrensel bir kitap olmasını istediği için yazarın tercih ettiğini düşündüm ilk başta. Ancak bir Amerikan’ın Türk ağzıyla bir şey yazması ne kadar gerçekçiyse bir Türk’ün de Amerikan ağzından bir metin yazması o kadar gerçekçidir. Ponpon kızlar, lanet olsunlar, vay canınalar vs. bence okuması keyifsizdi. Betimlemeler aslında yeterli seviyedeydi ancak ben fantastik sahneleri kafamda canlandırmakta zorlandım. Hikayedeki renk unsuru, kıyafet detayları, sahneleme epey başarılıydı. Ruhsal betimleme daha fazla olabilirdi belki. . Hayal gücü? Yazarın hayal gücü çok renkli ve kuvvetli. Gerçekten bir yazar olarak bu konuda ilham aldığım yerler oldu. Romandaki fantastik ögeler çok doyurucuydu. En başarılı bulduğum nokta da sanırım sahne seçimleri, karakterlerin fiziksel betimlemeleriydi. . Karakterler? Çok renkli cıvıl cıvıl karakterler vardı kitapta. Fiziksel tasvirler her birini ayrıştırmaya yetiyordu ancak ruhsal anlamda bu durum daha zayıftı. Serene ve Fiona dışında kafamda net şekillenmiş karakter yok bu bakımdan. Ana karakterin uzun bir süre hatırı sayılır bir motivasyonunun olmaması da rahatsız olduğum bir diğer durum. . Özetle; Kitap; bol hayal gücü içeren, popüler romanlardan altta kalır yanı olmayan, akıcı bir üsluba sahip; Amerikan kültüründen bolca beslenmiş, mitoloji ile harmanlanmış, etrafta cadıların uçuştuğu bir olay örgüsü içeriyor. Üzerindeki emeği hissetmemek mümkün değil. İkinci kitabın bundan çok daha iyi olacağını düşünüyorum ve inşallah ikinci kitap medeniyetimizi yansıtan daha fazla öge barındırır ki yurt dışına açıldığında bir Türk tarafından yazıldığı anlaşılabilir. Sevgiler.
Hekate'nin Kızları - Vhartlox Cadı Akademisi
Okuyacaklarıma Ekle
94
Beğeni
4
Paylaşım
Okur