·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Mart 2010 23:55 Gece nöbetlerinde oturup okunabilecek bir kitap, birbiri içine geçmiş hayatlar, sorgulayanı sorgulamayanı hep aynı yerde…
Boğazınıza kadar batmışsanız kötülüklere size hiçbir iyi yardım edemez. O zaman tüm umutlarınız kötü bir cinden gelecek ‘’kötü’’ye bağlanmış demektir.
Leydi tavuskuşu / siramark hemen araya girdi. ‘’Türklerin değiştiğine hiç inanmıyorum. Değişseler bir arpa boyu yol gitseler, hala ısrarla soykırımı inkâr ediyor olmazlardı.
Tahmin ettiğim gibi Türk kelimesi sık sık roman içinde kullanılmıştır.
Soykırım ve Türk kelimelerinin yer aldığı 14. bölüm ‘’su’’ sayfa 267den bir paragrafın okunulması ve düşünülmesi gereken bir beyan…
‘’soykırım aşırı ağır, fazlasıyla yüklü bir kelime’’ yazdı Türk adında bir kız. ‘’sistematik, örgütlü ve belli bir ırkçı felsefeye dayandırılan top yekûn yok etme faaliyeti demek. Doğrusu o sıralarda Osmanlı Devletinin böyle bir yapısı olduğuna emin değilim. Ama Ermenilere yapılan haksızlığın farkındayım. Bakın ben tarihçi değilim. Bu konularda bilgim sınırlı ve yanlı, ama kabul edin sizinki de öyle. Bu durumda yapılacak şey geleceğe bakmak, onu farklı kılmak…’’