Gönderi

8/10
·368 syf.··
Beğendi
·
2015 19. kitabı
Richard Dawkins çok zeki ve kurnaz bir bilim adamı ve kesinlikle boş yazan birisi değil. Dünyada 2400 tane inanılan tanrı var ve bunlardan birtanesine inanan biri diğer 2399 tanrıyı reddetmiş oluyor :) ateist birisi ise hepsini reddediyor. Bu eserde Richard Dawkins dinler ile mitoloji eserler arasındaki benzerliklere değinmiş. Gerçekten de baktığımız zaman gilgamis destanı ile Tevrat arasında okadar çok benzerlik var ki.... Sanki Musa peygamber gilgamis destanını alıp kendince bişeyler ekleyip Tevrat i oluşturmuş düşüncesinden kendimi alamıyorum. İncil de Tevrat in devamı, Kuran'da İncil'in... Temele iniyorsun insan eliyle, insan aklıyla oluşturulmuş Gilgamis destanına variyorsunuz. Araştırmalarima devam edeceğim tabiki de kendimce cevaplar buldukça sizlerle paylaşacağım.
Din
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,103 okunma
··
5,2bin Gösterim
15 Yorum
yüzlerce ateist yorumu okudum ekşi'de şurada burada bu kadar zekice(!) olaya yaklaşananını görmemiştim. allah sabır versin ailenize falan zor onların da işi.
Önceki 2 yanıtı göster
Sayın Muhayyir. Bilmiyorum Homeros'un İlyada ve Odysseia'sını okudunuz mu? Okumadınız sa lütfen okuyun. Orada bir ok, mızrak veya kaya hedefe ulaşmışsa bunu mutlaka Olympos tanrılarından biri ulaştırmış, hedefteki kişiyi öldüren o tanrıdır. Ulaşmamışsa da, bu hedefteki kişiyi korumaya çalışan tanrılardan birinin marifetidir. Yukarıda yazdıklarınız elbette benim sorularıma cevap değil ve kendi içinde bile çelişkili, hatta komik. Ne demek, "Allah indirdiği kitabı ister korur ister korumaz?" O zaman kendisinin bile korumaya değer görmediği, sahip çıkmadığı kitaplar ve peygamberlere inanmamızı, onlar için savaşmamızı tanrı bizden niye istesin! İnsan bir solucan, kertenkele veya bir ot gibi, toprak olup gideceğini kabullenemediği, ölümle yüzleşemediği için, öldükten sonrası için de kendine bir hayat çizerek gerçekleri yok sayar ve öteler. Bunda da haksız sayılmaz tabi, zira gerçekler çok elem verici. Firavunlar da öldükten sonra dirileceklerine, cennete gideceklerine inanarak mumylatmıştı bedenlerini ve o devasa piramitleri yaptırmışlardı ama gördüğünüz gibi ya öylece duruyorlar ya da define için darmadağın edilmiş mumyaları, mezarları.
Osmancım merhabalar, incelemen için teşekkür ederim. Bir kaç noktaya değinmek istiyorum. İlk olarak; 2400 din varsa ve sen birini kabul edip diğerlerini etmiyorsan -ki bu bir tercih meselesidir- bu olay bir ateisti bir teist karşısında haklı olduğunu veya doğru yolda olduğunu göstermez. Bu bir teist içinde aynen geçerlidir. Yani buradan bir doğruluk payına varılamaz. İkinci olarak; Gilgamis destanı, Sümer tabletleri vs. bunların c14 testleri var mı bilmiyorum ya da üzerine o test uygulanabilir mi o konuda fikir sahibi değilim o sebeple bu tabletlerin veya destanların yüzde yüz doğruluğuna inanmamız beklenemez. Aynı evrimcilerin fosillere sülfürik asit dökerek insanları yanılttığı gibi bir durum neden olmasın? Diyelim ki senin dediğin gibi Kur'an ile Gilgamis destanı ve Sümer tabletleri benzer şeyler içermektedir. Bu olay aksine Kur'an'ın doğruluğunu yani tevhid akidesinin her an devam ettiğini gösterir. Muazzez ilmiye çığ'da kitabında Sümerlerin tek tanrı inancına sahip olduklarını söylüyor tabi bu da bir varsayım olsa gerek çünkü o tabletlerin değişip değişmediğini bilmemiz mümkün değildir. Yani söylemek istediğim bu benzerlikler Tek Yaratıcının varlığına, O'nun vahyinin ilk insandan beri geldiğini göstermektedir. Bu deliller onu yalanlamaz aksine onun varlığına birebir delildir. Kur'an'ın bir insan ürünü olduğunu düşünmüyorum. Buna dair deliliniz varsa onu da konuşabilirim. Teşekkür ediyorum..
Merhabalar, Hep bir delilden bahsetmişsiniz ama sizin ileri sunduğumuz tezlerin bir tanesinin bile delili yok ve kanıtlanması çok da mümkün görünmüyor. Ben en azından bilimin bize sunduğu kaynaklara göre yorum yapıyorum. Metafizik olaylara inanıp bilime şüphe ile bakmanız da sizin sorgulamaktan korktuğunuzu gösteriyor. Ölümden sonra ki bilinmezlik sizi korkutuyor ve bu yüzden inanma ihtiyacı duyuyorsunuz. Sümer tabletlerinin değiştirildiğini düşünebiliyorsunuz ama Kuran'ın değiştirilebilecegini hiç düşünmüyorsunuz. Üstelik bu konuda "Din Bu 1" kitabı incelemesinde epey bir değindim ama bir tane akla uygun yorum yapan olmadı.
13 yanıtı göster
Kuranın mealini okuyan herkes bilir ki bazı cümleler elli kez tekrar edilmiş (abartı değil). Bunlardan çıkartılacak kısıtlı dersler bir yana bazı sureler laf olsun diye oluşturulmuş gibi her surede bahsedilen ve kendine özgü bir mesajı olmayan sureler çok fazla. Bu yüzden insan rahatlıkla temporal lob epilepsisi olan bir çobanın biraz tevrattan biraz ise iranlı iki köleden yararlanarak oluşturabileceği basit bir mitoloji kitabını görebilir. (eğer algı kulaklarını açıp öznel ve önyargılı bakmamaya çalışırsa)
Önceki 1 yanıtı göster
Kur'an bir oturuşta başlanıp sonlandırılan bir kitap değildir. 23 yılda biten, bazen aylarca, bazen senelerce bir kelime bile yazılmayan ve dağınık oluşturulan bir kitaptır, çoğu konuları da dağınık anlatır çünkü siz inkar edenlerin yaptığı gibi tek bir ayet alıp onun üstünden karar çıkartmasınlar diye komple bir bütün olarak okunması içindir, onun için de bir ayetin açıklaması başka bir surede başka bir ayettedir ve uzun senelerde indiği için de tekrarlar anımsatmadır da diyebiliriz. Eğer algı kulaklarını açıp öznel ve önyargılı bakmamaya çalışırsanız bunları sizler de görürsünüz ya da en azından daha elle tutulur eleştiriler yapabilirsiniz.
1 yanıtı göster
Semavi dinlerin kökeni sümer zamanından gelen hikayeler ve ritüellerden meydana gelmiştir. Sümer hakkında yazılan tarih kitaplarında bulabilirsin bunları. Taa o zaman bu zamana tek bir önemli konu var - toplumun üstünde , toplumları bir araya getirecek bir şey bulmak. Bunu da uydurdukları hikayeler ve efaaneler ile sağlamışlar. Din olmadan toplumu yönetemessin bu açık ve net.. Tüm yalanların farkına varanlar da bireyselleşip kendi yolunda gidenlerdir. Düşüncenin olmadığı yerde itaat vardır , itaat etmiş birinden de düşünmesini bekleyemezsin. Bütün tartışmalar aynı kısır döngü içinde sürer . Önemli olan önyargı olmadan din , mitoloji , felsefe , bilim okumaları ve dinlemeleri yapmak. Ben de arıyorum kendimi her zamanda ariyor olacağım.
İnsanlık tarihine baktığımızda en az 150 bin yıldır akıllı, düşünebilen insan var. 1-Tanrı ilk defa Tevrat, İncil, Kuran ile insanlara mesaj vermek istemiş, ondan önceki dinlerin tümü batıl ise, Tanrı insanları hidayete erdirmek için neden 147,500 yıl beklemiş? 2-Tanrının insanlara doğru yolu göstermeye gerek görmediği bu 147,500 yıl boyunca hak yolu bilmeden ve Tanrıdan habersiz yaşayıp, 'Müslüman olma şerefine nail olamadan ölen' insanlara yazık değil mi! 3-Şayet Tevrat, İncil tahrifata uğramış ve bu sebeple Kuran indirilmişse, bu nasıl bir Tanrı’dır ki, kendi indirdiği kitabı koruyamıyor? Bu sorulara mantıklı ve kendi aklını, zekâsını kullanarak cevap veren olursa memnun olurum.
İlk olarak 150 bin yıldır insanın düşündüğünü ama önceden hiç düşünmediğini söylemeniz için delil getirmelisiniz. Bunun varlığını ve yokluğunu ne siz ne de ben ispatlayabilirim. İlk sorunuza gelince; Allahu Teala insanlara ilk defa semavi kitaplar aracılığıyla hitap etmemiştir. Hz. Adem'den beri vahiy vardır. Hz. Muhammed'e(sas) kadar vahiy devam etmiştir. Allah, aynı bir tohumun köklenip, filizlenip çiçek vermesi ve de sonunda meyve vermesi gibi insanoğluna önce sahifeler ile hitap etmiştir. Daha sonra insanlık kemale erdikçe indirilen vahiyde o eksende kemale ermiş ve de kitap hüviyetine bürünmüştür. Yani yaratıcı dediğiniz o kadar yıl beklememiştir ve bu bilginiz doğru değildir. İlk sorunuzda ki diğer bir soru ise önceki dinler batılsa demişsiniz lakin yine İslam inancında ki bilgi eksikliğiniz olduğunu görüyorum. İslam Hz.Adem'den beri vardır. Yani Hz. Muhammed(sas) ile gelmemiştir. Tevhid dediğimiz akide her zaman sabit kalmıştır. Allahu Teala sadece durum yer ve zamana göre belli helal ve haramlar, ekstra ibadet vs koymuştur. Yoksa başka değişen bir şey yoktur. İkinci sorunuza gelince; ilk soruda dediğim gibi her kavme peygamber gönderilmiştir. Eğer tebliğ o kavme ulaşmamışsa veya peygamber hiç gönderilmemişse Allah Kuran'da peygamber gönderilmeyen topluluğa azap edilmeyeceğini açıkça söylemektedir. Yani o insanlara yazık olma durumu gibi bir durum yoktur. Üçüncü sorunuza gelince; Mülk sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf edebilir. Misal olarak mavi gömlek bana aitse ben onu ister giyerim, ister giymem veya ister size veririm ya da başka birine hediye ederim. Yani bu gömlek benim olduğundan istediğim şeyi yapmakta özgürüm. Aynen bunun gibi de Allahu Teala bu kainatın sahibidir. Bu kâinat onun mülkü olduğundan mülkünde istediği gibi tasarruf edebilir. Göndermiş olduğu sahifeler ve kitapları isterse korur isterse korumaz ya da en son hüküm olan Kur'an'ı kıyamete de kadar korur. Nitekim Kuran'da Allah der ki: Bu Kur'an'ı biz indirdik yine biz onu koruyacağız. Yani yüce Allah'ın Kuran'dan öncekileri koruması veya korumaması Onun iznine ve korumasına tabidir. Sorularınıza cevap verdiğimi düşünüyorum. Selam ve dua ile..
4 yanıtı göster
Reklam
Ben teşekkür ederim . Konu inanç olunca insanların tahammül sınırları ortadan kalkıyor maalesef. Oysa ki saygı çerçevesi içerisinde insanlar ihtiyaç duyduğu konuyu tartışıp eksikleri veya artılarını görebilmeli. Bu site benim ilk üyelik yıllarımda böyle değildi lakin son 2-3 yıldır amacından biraz saptı.
Kur'an'da görülen çelişkileri de "Nesh" olarak açıklıyorsunuz. Yani her bir sorgulama veya eleştiriye bir açıklamanız var. İrade sahibi bir tanrı ileri görüşlü olur ve öncesinde gönderdiği bir ayeti daha sonrasında boşa çıkarmaz veya tamamen ortadan kaldırmaz. Sadece bu durum bile dönemin şartlarına göre Kur'ana ekleme veya çıkarma yapıldığına işarettir. Ayrıca şunu da belirteyim evet İslami literatüre hakim değilim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.