·198 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Nisan 2017 12:30 Ferit Edgü'nün etkileyici diliyle Hakkari'nin Pir köyüne öğretmen olarak gelen kendine ve herkese yabancı bir gencin öyküsü. Daha önce nasıl okumadım dediğim ve asla bitmesin istediğim, önsözünden itibaren beni büyüleyen Hakkari'de Bir Mevsim'le yoksulluğu, yabancılaşmayı, varoluşu şiir gibi anlatıyor Edgü. Ve ondan sonra kimse Hakkari'yi Ferit Edgü gibi anlatamayacaktır:
"Kafka karbasanlarında gördü belki seni, ama adlandıramadı
(ya da girmedin onun düşlerine)
Bilseydi, senin gibi bir yer var yeryüzünde
En korkunç kitabın konusu sen olurdun.
Tolstoy bilseydi seni
Soyluluğundan bin beter utanırdı.
Ve kim bilir belki yazarlığından
-şimdi benim utandığım gibi-
Avvakum bilseydi seni yakınında senin gibi bir kent olduğunu,
Kafkasları aşıp çile çekmeye sana gelir, senin mağaralarında yaşardı.
Dostoyevski sürülseydi sana
Yer üstünde notlar'ı yazardı
Ya da suç ve suçu..."