Gönderi

"KADININ ZAAFI" "Kadınlar işitseldir o yüzden erkekler yalan söyler" üzerine.. Aslında kadın erkeğin yalanlarına inanacak kadar aptal değildir. Sadece daha geniş bakar her ihtimali düşünür. Ve bütün ihtimalleri düşünmesi kadının kafasında hangisinin gerçekleşeceği konusunda kafa karışıklığına yol açar. Bu da kadının hangi ihtimalin daha gerçekleşebilir olacağına dair sağlam bir öngörü geliştirmesini engeller. Bu olayın bir yönü, bir başka yönü ise kadın duygusal ve şimdiyi yaşayan insanlardır. Yani adamın şimdiki tepkilerine bakar, eğer bir adam söylediği yalana kendi inanıyor ve ona göre yaşıyorsa kadın da o tepkiye inanır. Üçüncü gerekçe ise kadın tekdüze, sıradan, sıkıcı, öngörülebilir ve ileride değişme ihtimali olmayan ve değişmeyeceğinin de taahhüdünü veren bir hayat yerine çok düşük bir ihtimal bile olsa değişebilme ihtimali olan, içinde duygu, hayat, içinde umut olan bir hayatı tercih eder. Aslında kadın haklıdır o anlamda çünkü milyonda bir bile olsa kadının kazanma ihtimali vardır diğerini de hiç bir ihtimal yok peki siz olsanız hangisini seçersiniz. Bu yüzden erkekler kadınları kandırdıklarını zanneder ama söyledikleri yalanın nasıl işe yaradığını hiç bilmezler. ve kadını "aptal" yaratıklar olarak görürler ve maalesef kadınların davranışları da bu görüşü desteklediği için bu inanç sistemi erkekler arasında kendini dönüştürerek devam eder. Bu en entellektüel erkekler ve en mantıksal bakan erkekler arasında bile kabul görür çünkü pratikte işe yarayan yöntem budur. Peki ya sonra erkeğin yalanı ortaya çıkınca ne olur? 1. Kadın vermiş olduğu kararın arkasında durmak zorunluluğu hisseder. 2. Erkeğin değişme ihtimali yani ileride tekrar vadettiği şeyleri gerçekleştirme ihtimalinin varlığını düşünür. 3vazgeçme maliyeti denilen bir şey vardır ve bu vazgeçme maliyeti kadınlar için ödenmeyecek kadar büyük olabilir Yani en başa dönmekten ise çünkü en başta da yine aynı derecede risk vardır var olan riskin niye gitme ihtimali ne inanmak isterler. Ben buna ilişkide "kumar psikolojisi" diyorum. Normalde bir para arka arkaya 3 defa atıldığında "yazı" geldi dördüncüsünde tura gelme ihtimali yine %50 dir. Ancak kadın onun tekrar atıldığında bu defa tura gelme ihtimalinin yüzde yetmiş beş yüzde seksen olduğunu zanneder Hatta belki %90.yani erkeğin "bu defa değişeceğine" dair inancı her hayal kırıklığında biraz daha yükselir. 3. Kadın radikal kararlar alma ve var olan düzenini değiştirme konusunda erkek kadar cesur değildir. Yani kadın etken ve sistem kurucu değildir. Daha çok var olan sistemi devam ettirme yani "Ağzımızın Tadı Bozulmasın" bakışına sahiptir. Bu konforlu bir alandır, çünkü sorumluluk ve inisiyatif almayı gerektirmez ve belirsizliği yok eder. Ve kadın bütün enerjisini sistemi değiştirmek yerine var olan sisteme uyum sağlamak "katlanmak ve umut etmek" üzerine harcamaya karar verir. Bu düşünce sistemi hak ettiğinden çok daha azına razı olan daha fazlasını istemeyi ve değiştirmeyi aşırı decede riskli gören kaderci ve mantıga bürüyen bir kadın profilini oluşturur. bunun kadının gücü veya zekası ile hiçbir ilişkisi yoktur. bu daha çok geçmişte öğrenilmiş durumla ilgilidir. Tıpkı çocukluğunda zincirlenmiş fil gibi küçücük bir zincir ile kadın hayatı boyunca yönetilir. Adalet bir şeyi hak ettiği yerine koymaktır. Umarım kadınlar için de adalet yerini bulur.. Uz. Psk. Nihat KILIÇ
·
18 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.