Kitap hakkında buradaki incelemeleri gözden geçirdiğimde şaşırdım... İncelemelerin bir kısmı Madam Prie gibi olmaktan dem vuran insanlarla dolu, kalan kısmı ise hayatının ilerleyen bir döneminde Madam Prie olmaktan korkuyor. Ancak atladığımız bir şey var: Bu hikaye yaşamla iç içe.
Kitabı yalnızca genel hatlarıyla ele alırsak ilgi görme, göz önünde olma, sevilme, takdir edilme ve hatta tapılma ihtiyacı duyan bu kadının bir tür histrionik kişilik bozukluğuna sahip olduğunu düşünebiliriz. Oysa öze indiğimizde hepimizin tek derdi arkamızda bir iz bırakmak.
Madam de Prie'nin gerçekle özdeşleştirdiğim yönlerinin yanı sıra aciz tarafları da vardı. Acizliği yüzünden bir "çöküş"ün mahkumu oldu ve hayatını ölümle sonlandırdı. Hikayeyi gerçekten ayıran tek yanı da buydu.