9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 19. kitabı
Yaşadığı zamanın siyasi karmaşası, Avrupa’nın demokrasiye geçtiği dönem, bir ölüm makinesi (nâm-I diğer giyotin) , toplumsal problemlerin bağlamından kurtulamayan eserleriyle Victor Hugo ve toplumsal vicdanın keskin dili olmuş eseri. Kendisi siyasi tavırları dolayısıyla sürgünü de tatmış bir adam zaten. Fransa’nın döneminde ve bugünde belki de en büyük şanslarından birisi Hugo. Sefiller’in ön hazırlığı niteliğinde görülen ‘Bir İdam Mahkumunun Son Günü’ eseriyle gelmiş bulunuyorum İdam cezasına çarptırılan bir katilin ağzından yazmış olduğu bu kitap insanda ruhsal tahribat bırakacak cinsten. Ben okurken oldukça etkilendim ve bir müddet bu mahkumu düşündüm, evet her ne kadar kitap kurmaca bir yazıdan ibaret olsa da nihayetinde bu ceza verilip günlerce bunun bilinciyle yaşayan mahkumlar var. Hugo, ölüme giden bir gencin giyotinle idamına kadar hissedebileceği tüm duyguları ortaya koymuş ve kafası içinde konuşmalarını etraflıca kaleme almış. İçim burkularak okudum, her an “bir şey olsun ve affedilsin” diye bekledim. Ama maalesef onun yaşam ışığı böylece söndü. Bir suçlu hakkında konuşurken insan imtina ediyor tabii, yazık demeli miyim? Üzülmeli miyim? Acaba hak etti mi? Bir sürü soru üşüşüyor. Ama vicdan ve duygular insanların hak edip etmemesine göre şekillenmez ki, yapay olur o zaman. Doğruyu söylemek gerekirse ben bu tırnak içinde ‘suçluya’ gerçekten üzüldüm.
Bir İdam Mahkumunun Son GünüVictor Hugo · Parodi Yayınları · 2019152,5bin okunma
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.