·672 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Mayıs 2020 14:40 Demir Altının,Kızıl İsyan evreninde geçen bağımsız bir kitap olacağını düşünmüştüm okumadan önce.Fakat 4 farklı kişinin bakış açısından 10 yıl sonrasını anlattığını görünce memnuniyetle,"Biraz uzamadı mi yea?" düşüncesi arasında gittim geldim.Sonuç olarak okuduğum için mutluyum.Gelelim kitaba.Az önce dediğim gibi Kızıl İsyan evreninin 10 sene sonrası anlatıyor.Kitapta Darrow,Lyra,Ephraim ve Lysender'ın hayatlarını görüyoruz.Lyra yeni bir karakter.Ephraim ve Lysender ilk üçlemede sözü geçen karakterler.
Gelelim hikayelere.Hepsi birbiriyle bağlantılı olaylar yaşıyor.Kitapta Darrow dışında karakterlerin görüşlerini görmek,ilk üçlemede çok sevdiğim Darrow'a karşı tereddüte düşmeme sebep oldu.Kızıl İsyan serisinde en sevmediğim özellik Darrow'un fazlasiyla övülmesi ve hatalarının üzerinde fazla durulmamasıydı.Demir Altın'da diğer karakterlerin isyana hakkındaki düşüncelerini görmek bu kusuru kapattı.Darrow'un kitapta hatalarını kabul etmesi güzeldi.Lyra ve Ephraim ilk başlarda sıkıcıydı fakat sonra tanıdık karakterler sayesinde hikayelerini ilgi çekici kıldı.Lysender ve Cassius...
Cassius au Bellona der susarım.
Lysender'ın hikayesi sempatimi fazlasıyla kazandı.Bu sebeple kitap sonunda iki güçlü taraf oldu ve ikisininde amaçları saygıdeğer.
Seri içerisinde nasıl toparlanacak merak ediyorum.Son olarak Pierce Brown harika bir yazar :)