Gönderi

8/10
·566 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2020 13:38
Daha önce iki kere başlayıp yarım bıraktığım bir kitaptı Notre Dame’ın Kamburu. İzolasyon dönemi sayesinde kitap üzerine düşünecek yeterli vaktim de olduğundan tekrar başladım ve büyük bir zevkle okudum. Daha sonra da Jean Delannoy’nun yönetmiş olduğu 1956 yapımı sinema uyarlamasını izledim ve kitabın en güzel tarafının aslında hikâyesi olmadığına karar verdim. Hikâye de kuşkuya yer bırakmayacak kadar güzel ama kitabı benim için etkileyici kılan ve klasik yapan insan ruhunu anlatma çabası ve anlattığı dönemi aydınlatırken günümüze de ışık tutması (bütün klasikler gibi.). Anlattığı dönemin Fransa’sına ışık tutuyor çünkü halkın bütün sınıfları birer karakter aracılığıyla anlatılıyor. Frollo ruhban; Gringoire aydın; Phoebus asker ve Fleur – de – Lis ise soylu sınıfı temsil ediyor. En kalabalık olan sınıf yani halk ise Quasimodo ve Esmeralda karakterleri ile anlatılmış. Yazar bu karakterleri betimlerken aslında bütün sınıfların da ortalamasını alıp bütün yönleriyle bize sunuyor. Hatta zaman zaman bu karakterler aracılığıyla insanların zayıf yönlerine dikkat çekip eleştiriyor. Yapılan karakter betimlemeleri ile bize klasiklerin insan ruhunu anlama yolunda önemli olduğunu da hatırlatmış oluyor Hugo. Her bir karakterin yaşamış olduğu çatışmalar ve duygu durumları çok detaylı şekilde anlatılmış. Öyle ki kitabı bitirdikten sonra karakterlerin yapmış olduğu hiçbir şeye, Gringoire’ın Frollo ile yapmış olduğu anlaşmaya bile, şaşırmıyorsunuz. Hugo’nun bu kitabı o dönemde yıkılması planlanan Notre Dame Katedrali’ni kurtarmak amacıyla yazdığı söylenir. Dikkat çekmek için katedrali en ince ayrıntılarına kadar betimlemiş ve bir de aşk hikayesi ile süslemiştir. Temelde olaylar ve çatışmalar bu aşk hikayesi üzerinden ilerlese de her karakterin aşktan bağımsız çatışmaları da vardır. Din-bilim çatışması, eski-yeni çatışması, güzel-çirkin yatışması, adaletin ve statünün temel olduğu çatışmalar bunlardan bazıları. Şüphesiz bu çatışmaların her birisi ayrı ayrı incelenmeyi hak ediyor ama detaya girmek kitabı henüz okumayanlar için keyif kaçırıcı olabilir. Son olarak Quasimodo’nun aşkına değinmek istiyorum. Pek çok yerde bu aşkın kitaptaki en temiz ve en saf aşk olduğundan bahsedilmiş; ama ben farklı bir açıdan bakmak istiyorum. Evet, Quasimodo Esmeralda’ya gerçekten âşık ve görünürde bir karşılık beklemiyor. Ama toplum tarafından, yaratılışının getirdiği çirkinliği yüzünden, dışlanan birisinin Esmeralda gibi bir kadın tarafından sevilmesiyle görünür hale geleceğini unutmamak gerekir. Ya da en azından Quasimodo ruhunun derinliklerinde bir şekilde bunun farkındadır. Deliler Papası – Kralı seçildiğinde toplumun ona gösterdiği ilgiden memnun olduğu da zaten kitapta belirtilmekte. Özetle okura kendini, ruhunu, çevresini tanıma konusunda bir gelişme ve güzel bir hikaye vadediyor Victor Hugo. Okuyunuz efendim…
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
·
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.