Puan vermedi·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mayıs 2019 14:22 Aşk kitabı sandınız değil mi?
Değil işte...
Ah Önyarılarımız...
işte konu da burada başlıyor zaten.
Annesini küçük yaşta kaybeden kahramanımız josephıne. Babası tarafından istismar edilen. Babam beni unutsun diye dua eden...
Josephıne başından geçenlerin 9 bölüm ve sonrasında anlatıldığı kitapta ilk bölümlerde sıkıldım diyebilirim. Öyle ki erkeklere karşı oluşturduğu algı beni bile rahatsız etti. Hangi erkekle karşılaşsa ondan faydalanmaya çalışması, yoldan geçen erkekler bile sanki josephine in güzelliğinden etkilenmiş ,faydalanmak istiyormuş algısı yarattımış yazar. Gereksiz uzatılan kısımlar buralar olmuş diyebilirim.
Aslında tıp fakültesi öğrencisi olmasına rağmen erkek arkadaşı okulu bırakmasını isteyince ailesinden habersiz okulu bırakıyor ve sonrasında malüm sonla karşılaşıp ayrıldıklarında ortada kalıyor josephin.( ki bu kısımlarda çok kızdım kendisine) Sokaklara düşüyor evsiz kalıyor. İş bulamıyor vs..( bu kısımlar türk filmi havasında ilerledi)
Asıl konu tarfık kazası geçirip hastanede gözlem altına alınması ile başlıyor. Bundan sonrası benim için merakımın hep uyanık kaldığı bölümlerdi.
Bay A ile karşılaması ve josephine hayatinin değişmeye başlandığı bölümler oldu ve olayların akışı bir anda değişti.(spoiler vermemek için kısa kesiyorum) . Son kısımlarda BayA nın mektubu çok duygusal geldi bana.
Bir gün yolda karşılaştığımız, yanımızdan öylesine geçen birinin hayatımızı değiştirebilecek kişi olduğunu hiç düşündünüz mü? Ya da ne bileyim bazı şeyler için geç kaldığınızı sonradan anladığınız olmadı mı hiç?
Bunu anlatmış işte merrylis taylor. Birileri ile konuşurken önyargılarınızı bir kenara itin, duyduklarımız her zaman anladıklarımız olmaya bilir demek istemiş. Bir de çocuklar hep annelerine sarılıp uysunlar...( herkes için sarılmanın gücüne ben de çok inanıyorum)
Kitapta ilgimi çeken bir kısımda çok ütopik gelse de "bireysel fakülte " bölümü idi. Hiç tıp bilgisi olmayan bir insanı doktor olarak demans hastalığına çare bulmaya yöneltmiş olmaları hayli ilginçti. Kitabın mantığına göre eğer herhangi bir konuda az da olsa bilgi sahibi olursak bir yerde imkansız olduğunu düşünüp pes edebilirmişiz. Doktorların elimizden geleni yaptık hasta için demeleri gibi birşey...Daha önce denendiğini işe yaramadığını bildiğimiz birşeyi yapmiyor ama bu konuda bilgimiz yoksa umudu kaybetmeden deniyor olmak bizi başarıya götürüyor sonucuna varıyorsunuz.(ki bende sonuna kadar katılıyorum.) cahil cesareti diyoruz biz buna :)
Bay A adına çok üzülsem, içim burkulsa da güzel, duygusal süpriz bir son ile bitti. Herkesin herşeyi hatırlaması gerekmediğini öğretti bana.
Son olarak yayın evinin ,yazarın diğer kitaplarının tanıtımını yaptığı bir bölüm var. en son ıkı sayfa bu kısımda çok ilgimi çekti. Çünkü kıtapların amacı konusu eksi ve artılarını yayınevinın tavsiyerini eklemişler. Hayli objektif bulduğumu da belirtmek isterim.
Önyargılarımızdan kurtulduğumuz bir yıl olsun . Keyifli okumalar...