·100 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mayıs 2020 17:18 Murat Özyaşar tarafından yazılan Ayna Çarpması öykü kitabı 2008 Haldun Taner Öykü Ödülü'nü ve 2009 Yunus Nadi Öykü Ödülü' nü alarak haklı bir başarıya imza atmıştır. İçinde 12 kısa öykü bulunduran kitabımız herkesin payına bir şey düşürüyor.Ayna bir metafor gibi ara ara karşımıza çıkıyor. Anneye duyulan özlem ise öykülerin ana temi diyebiliriz.
İlk öykü Ayna Çarpması'dır. Öykü, Pavese' nin Yaşama Uğraşı eserinde yer alan "Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum." sözü ile başlar. Berbere gitmiş bir delikanlının berber koltuğundaki iç konuşmalarıyla başlar ve biter. Bu monologlarda geçmişi özellikle de kahramanımızın 17 yaşında hissettiklerine tanık oluyoruz. Babasından gördüğü şiddet ve bu şiddete tanıklık edip ses çıkarmayan annenin trajedisi sessiz bir çığlık olup yüzümüze çarpıyor.Eserde anne, baba çocuk şeklinde bir aile etrafında şekillenen hikayeler göze çarpıyor. Yazarı araştırmadım henüz ama eser yazarın tanık olduğu veya duyduğu anlatılardan beslenmiş olduğunu düşünüyorum.
İtiraf isimli ikinci hikaye ise siyasi tutuklu koğuşunda geçer. Selim isimli siyasi tutuklu müebbet hapis cezası almış bir tutukludur ve kaldığı koğuşun karşısında mavi balkonlu bir evin 7.katında yaşayan bir kıza aşık olmuştur. Onu görme umudu bile onu hayatta tutmaya yeterken, koğuş değişimi her şeyi alt üst eder. Bir seçimle karşı karşıya kalan Selim...
3.öykü Gece Silgisi adını taşıyor. Çocuk figürünün yer aldığı eserde Kahraman isimli çocuğun annesi ve abisiyle olan yaşantısı şiirsel bir üslupla ortaya konuyor.
4.öykü Karşılıksız Fotoğraf hikayesi. Tıpkı karşılıksız aşk misali, içindeki hezeyanları paylaşan bir adamın sesinden oluşuyor öykü. Karşı apartmandaki kadına ve elindeki fotoğraflara bakarak içindeki fırtınayı paylaşır kahramanımız.
5.öykü Yarışma adını taşıyor. Bülbül Ötüşlü Kanarya yarışması için alınan beyaz kanaryanın kahraman olduğu alegorik bir öykü. Hapsolmuş ve bulunduğu topluluğa ne yaparsa yapsın giremeyenlerin öyküsü içinizi birazcık sızlatacak.
6.öykümüz Kış Bilgisi.Anne teminin işlendiği hüzünlü bir öykü. Kış başında annesinin bırakıp gittiği bir çocuk ve onun sancılı gençliğinin öykülenişi şiirsel bir dille vücut buluyor. "Herkes dönermiş bir gün uzağına."... S. 52
7 öykü Çift Kağıt öyküsü. Mehlika'ya aşık bir delikanlı köy kahvesine gider ve mahkemelik olan yaşlı karı-kocanın öyküsünü dinler. "Pencere, penc ve re kelimelerinden oluşuyor. Penc şu tavladaki sayı, yani beş demek. Re ise yol demektir. Burayı şu dört duvarı düşün. Hangi tarafa gitsen yol yok, kapalı. Pencere de bu dört duvarın arasında açılan beşinci yoldur, unutma" dedi. S. 60 aslında hikayenin özü...
8.öykü Kapının Cümle Halleri ismini taşıyor. "Kimselerin okumaya cesaret edemediği, herkesten yalnız bir cümledeyim galiba." cümlesi öykünün içerdiği yalnızlığın özeti. Sanatlı ifadelerin yer aldığı öykü sözcük oyunlarıyla bir manzum hikaye tadında.
9.öykü Sus Dersleri. İçinde Süveyda, Gölge ve Sus diye üç minik bölüm yer almaktadır.Başarısız olmuş, öyküleri yayınlanmaya değer bulunmayan bir yazarın kederi anlatılır öyküde." Sadece ceketini alıp masadan mağlup kalkan kumarbazın kederiydi seninkisi. Bir bozkır, bir iç kanama." "Kendime sustum. Kendimi dinlemekten vazgeçtim. Konuşmadım bir daha. Uzun uzun sustum."
İç konuşma ile ilerleyen bu öykü de diğerleri gibi hüzünlü.
10.öykü Kara Sayfa;bir anne öyküsü yine. Annesini küçük bir çocukken kaybeden bir çocucuğun büyüdükten sonra köyüne gidişi ve annesinin ölümünü ve ona düşkünlüğünü yad etmesiyle oluşmuş bir özlem öyküsü.
11.öykü Kuyu Ödevleri;bir manzum hikaye gibi başlıyor. Yalnız ve annesine özlem duyan kahramanımız Gömlek, Kefen Sessizliği, Nal İzleri bölümleriyle hissettiklerini paylaşıyor okuruyla.
12.ve son öykü Uzun Hikaye. Bu öykü küçürek hikayedir:"Uzun zamandır dalgın bakıyordun dünyaya. Anlat dediler. Anlatamam, uzun hikaye, dedin."...
Kitap The Beatles'ın bir şarkısındaki şu son sözle biter:Bu sabah aynaya baktım, kimseyi göremedim.