Puan vermedi·340 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Mayıs 2020 21:26 Yazar bu cümleyle bitirdiyse kitabı ben de yazının başında demeliyim ki:
Güzel bir kitap okudum ben..
✓ "Öldükten sonra da yaşamak istiyorsanız; ya okumaya değer şeyler yazın ya da yazılmaya değer şeyler yaşayın.” Victor Hugo
Gary, Litvanya'nın Wilno şehrinde başlayan çocukluğunu, annesiyle olan ilişkilerini, izleyen süreçte Varşova ve Nice'e gelişlerini, 2. Dünya Savaşı boyunca yaptığı askerlik mesleğine ilişkin anılarını başarılı bir anlatımla romanlaştırarak kendisini sözcüklerden oluşan bir evrene dönüştürmüştür adeta.
[Hırs Dolu Bir Not: Fransa'da her yazara ancak bir kez verilen Goncourt Edebiyat Ödülü'nü, bir kez kendi adıyla kazandıktan sonra Emile Ajar takma adıyla yayımladığı romanıyla da kazanmıştır. Bu ödülü iki kez kazanmış tek yazardır Romain Gary.]
‘‘Yaşayan ve ölen canlılar analarını nasıl sevdilerse, ben de annemi öyle sevdim; ne daha çok, ne daha az, ne de başka türlü. Dünyayı, düzeltip doğrulttuktan sonra onun ayaklarına serivereceğim konusunda kendi kendime söz vermiştim."
Anne hakkı ödenmez, diye bir söz vardır ve doğrudur. İnsan ne yapsa annesinin hakkını ödeyemez. Anne ilahi rahmete benzer. Hep verir, fakat karşılık beklemez. Eserimizde de karakterimizin anıları ışığında anne ve oğlun ilişkisini görmekteyiz. Oğlunu yetiştirmeye çalışan, asil bir Fransız olması yolunda uğraşan bir annenin emeği görülmektedir. Bunlar için küçüklüğünden itibaren oğlunu büyük bir özenle yetiştirecek ve sadece onunla ilgilenecektir. Oğluysa bu konuda çalışıp uğraşacağına dair söz vermiştir. Kitapta bu sözleri tutma çabasını görüyoruz.
Ancak bu yoğun sevgi karşısında verdiği sözlerini tutmak isteyen adamın uğraşları kendi dünyasında yarattığı benlikle çatışmasına neden olacaktır. Kitapta dediği gibi, bunlar uğruna çok şeyler kaybedecektir:
"Anneler çocuklarından başkalarını da sevebilmeliler.İstenmesi gereken, iyi olan budur.Annemin bir sevgilisi olsaydı, ben hayatım boyunca, oluk oluk akan çeşmelerin yanıbaşında susuzluktan ölmezdim.Artık kendimi tanıyabiliyorum, ama ne yazık ki, çok değerli şeyleri yitirmiş olmak pahasına...” (Sayfa 31)
Annesinin tüm çabasına ve desteğine karşın, sanatın hemen her dalında başarısız olan Gary, çareyi yazmakta bulur zira kitapta da vurgulandığı üzere:
"Edebiyat ona biraz, nereye yöneleceklerini bilemeyenlerin başvurdukları son sığınak gibi görünüyordu.”
Kitapta, Gary'le beraber Avrupa'da gezip, bir de dünya savaşı yaşayacaksınız. Savaş sırasında Afrika kıtasında uçacaksınız.
Yazarın özhayat denemesi olan romanı, gayet başarılı şekilde edebiyata aktarmıştır.
Kitap içine serpilen küçük bilgi taneleri kitabı daha da güzelleştirdiğini belirtmeliyim.
✓ Samuel Johnson'ın der ki:
"Yazmak için yaşadım, yaşamak için yazdım."
Yazarımız, yaşamış yazmış. Biz de okumak için geç kalmayalım.
Verilen sözlerin tutulması dileğiyle..