Yabancı karakterlerle yazılmış en kötü Yeşilçam filmini izlemiş gibiyim. Eski Türk filmlerinden bildiğimiz senaryolar ve derinlik sıfır. 370 sayfa durmak bilmeden gelişen olaylar ve bu olayların saçmalığı bi yerden sonra ana karakterin bebek olan yeğeni de ajan çıkacak falan diye korktum yani Bu kadar olaylı bir kitap yazıyorsanız eğer, kitap 370 sayfa olmamalı.
.
Ters köşe, şaşırtmaca yapıcam diye temeli olmayan herşeyi herşekilde yazamazsınız. Benim buna inanmam İçin geri dönüp baktığımda “aaa bak orda bişey vardı demek böyleymiş” diyebilmeliyim. Son 100 sayfa full bişeyler oluyor ve takip edemiyorsunuz inanılır gibi değil. Anlatılanlar kafama yatmıyor hepsini geçtim bir baba karakteri yapılmış evlerden ırak Allahım olmaz olsun öyle baba ki aşırı abartılmış yani . Kaç yaşında adamın yapacağı şeyler değil. Onu geçtim bi yerde de Alex’i kandırıp bi yere getirecek olan kişinin kandırmak İçin kullandığı bir not var aman Allah’ım şaka mi bu?
.
Kadın karakterimiz Vivienne’ye değinsem mi bilemedim çünkü çok doluyum. Anlam veremiyorum neden bu Kadın karakterleri bu kadar salak bir şekilde yazıyorlar. Zeki kadın yazsalar suç mu olacak? Ünv. okumuş, görmüş geçirmiş, bu devirde yaşayan bir genç kadının bu kadar saf olması ve akılsızca şeyler yapması yeter artık dedirtti tek üzüldüğüm ve tek sevdiğim karakter Alex’ti. Açıkçası Alex bu kitapta harcanmış