Evin hizmetçisinin yeni gelen kiracıya ev sahibinin hayatını anlatmasını okuyoruz. Anlatmaya başlamadan önce olayların sonunu öğreniyoruz. Sonunu bildiğim için nasıl oldu da bu noktaya geldiler diye heycanla okudum. Çok yoğun olduğum bir dönemde okumama rağmen nerdeyse elimden düşmedi. Bir aşk romanı olmasına karşın nefretle hırsla dolu. Ana karakterimiz o kadar kötü ki kanım dondu. Terk edilmişliğin, sevilmemişliğin, hor görülmenin hırsını herkesten inanılmaz bir kötülükle alıyor. Onun hakkında yazılmış şu sözlerle daha iyi anlaşılabilir. "Mr. Heatcliff insan mıdır? Eğer insansa deli midir? Yok, deli değilse, bir iblis midir?" Bir insanın aldığı kararların bir başka insanın ise hırsının herkesin hayatını mahvetmesini anlatan çok güzel bir roman. O kadar içime dokundu ki sonlarına doğru ağlamadan duramadım. İyi ki okumuşum