Puan vermedi·184 syf.·
2020 16. kitabı
Coğrafya kaderdir ve limanlar bir kaderden diğerine kaçıştır. “Doğunun Limanları” Maalouf’un Semerkant’tan sonra okuduğum ikinci kitabı. Kitap, Osmanlı hanedanından Müslüman bir baba ve Ermeni bir annenin oğlu olan İsyan’ın II. Dünya Savaşı dönemindeki direnişçi yanını ve aşkını anlatıyor. İnsanların din ve milliyetlerinden dolayı birbirlerini öldürdüğü dönemlerde kimliği değil kişiliği esas alan kahramanların öyküsünde yakın geçmişe tanık oluyoruz. Adana’daki Ermeni isyanı, II. Dünya Savaşı’nda Fransa ve Filistin-İsrail savaşı ve İsrail Devletinin kuruluşu gibi çağdaş tarihteki önemli hadiseler kahramanın ağzından kronolojiye uygun olarak anlatılıyor. Yazar, ayrılıklara ve çatışmalara sebep olan her bir farklılığı bir kenara bırakıp, tüm kimliklerden arınarak “insan” olmamız gerektiğini vurguluyor. Yazarı eleştirmek elbette haddime değil ancak birkaç hususta naçizane yorumum olacak: Özellikle başkarakter İsyan Kitabdar daha derinlikli anlatılabilirdi. Direnişçi olarak vazifesi ve neticede kahraman ilan edilip Lübnan’a geri dönüşü çok detaylandırılmadığı için okuyucu olarak beni pek tatmin etmedi. Kurgunun inandırıcılığını artırmak adına yazar bunları gerekçelendirebilirdi. Ayrıca Osmanlı asilzadesi olan babanın sadece sefahat hayatı süren bir mirasyedi olarak anlatılması ve olaylar içindeki rolünün genel itibarıyla oğlunun kaderini belirleyen biri olarak gösterilmesi beni biraz rahatsız etti. Kitap biraz daha uzun ve olaylar ile kahramanlar detaylı olsaydı bu eleştirilerim belki olmayabilirdi. Her ne kadar okuduğum diğer kitabının altında kalmasından dolayı da eleştirilerim olsa da oldukça akıcı ve okunmaya değer bir kitap.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
·1 alıntı·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.