·168 syf.····Okunma: 05 Haziran 2020 03:40 Kitapla bütün zamanımızı bu şekilde geçirdik. Önce ‘ne yapacağım seninle?’, bakışı atıyorum, sonrasında da ‘yapacak bir şey yok okuyacağız’ diyerek devam ediyorum..Kitap sindire sindire yavaşca okuyabileceğiniz tarzda felsefik. Ama daha önce felsefe okumadıysanız anlamakta biraz zorlanabilirsiniz. Hayatla ilgili her duyguya değiniliyor. Ben ciddi manada insana bir şeyler anlattığını düşünüyorum. O yüzden ‘Ne gülün,ne ağlayın. Sadece anlayın.’ diyen Spinoza’ya saygı duyuyorum bu konuda. Pesimist yaklaşımları seviyorum. Belki de gönlüm hafiften oraya kaydığından Hayatın anlamsızlığı,sıkıntısı,çaresizliği,acımasızlığı ve sakıncaları üzerine çok yazmış.
Kitap bittiğinde, çürümeyi mi yoksa çürüyenleri mi ilginç bulduğunuzu kendinize sormanız gerektiğinizi düşünüyorum. Her bunalımda intihar mı etmeli, intihar meyilinden olumlu bir yaşam mı çıkarmalı? sorularına pek de cevap veremediğimizi idrak edersiniz. Çünkü gerçekten yazar o kadar pesimist ki, Polyannacılık oynayanları bile şöyle bi alıp gidiyor diye düşünüyorum. Ben şans vermeniz gerektiğini düşünüyorum ama biraz daha felsefe okuduktan sonra. Uykusuz gözler,yorulmuş ruhlar ve ayakta duramayan bedenler için yazılmış bir kitabı kim okumak istemez ki? Kararı sonda siz vereceksiniz. Çürümek ya da düş kırıklıklarını ölmeden önce gömmek. İyi okumalar!