Gönderi

Dostuma
Azra Kohen'in Gör Beni adlı kitabından bir alıntıyla başlayacağım; insan çevresinde en çok muhatap olduğu 5 kişinin ortalamasıdır, gibi birseydi. Sonra konudan sapacağım; bağlamak için.. Fikrin, zikrin uymamıştır, dedikleri hoşuna gitmemiştir, boş zaman kaybıdır ya da bunlar çok modern bahanelerse; senden birşeyler götürüyordur yani birşeyler katmak şöyle dursun, ama görünürde birşey yoktur seni ondan uzaklaşmaya haklı çıkaracak. Uzaklaşırsın böylesinden, Azra Kohen'in gazına gelerek, kendin karar vererek falan filan işte bir şekilde. Zaman geçer tekrar gelir değiştim ben seni de özledim der bir farklı konuşur falan aldanırsın teslim olur inanmak istersin dostluğuna , sohbete dalarsın sonraa.. pişman olman 5 dakikanı alır ama çok geçtir. Geçtir çünkü o kadar da kötü biri değilsindir. İşte öyle bir durum. Bilmiyorum ben mi zorum, bencilim ya da kibirli pek sanmam çünkü kendimim. Peki böyle düşünmek bizi kötü tarafa mi atar yoksa Ali Ural'ın Sevgili Dost diye başlayan yazısını okuyup utanmalı mıyım? Fakat kalbim diğerinden yana. Yalnızlığım ve şanssızlıgimla mutluyum. Şanssızım çünkü bana bunun aksini düşündürecek pek kişiyle karşılaşmadım. Ya da bu sohbet uzar
İlişkiler
·
7 Gösterim
2 Yorum
Öncelikle kader konusuyla inancım kesişiyor fakat sizin de dediğiniz gibi insanlar bazı şeylerin farkındalığını beş dakika sonra unutur ve yine o devranin içine hapsolur, sorgular, yorumlar, kısır döngü gibi belki yine kadere gelir , belki de fikri, inancı değişir. Durakta otobüs bekleyen yolcu mantığı çok hoş bir tanımlama, fakat bazen de insanlar iyi niyetli görünüp sizinle doğru bir yol arkadaşı olacağınız konusunda kendilerinin de inanmadığı, tamamen çıkar düşüncesinden geçen gaflar ederler. Yazım tamamen bunla alakalı. Demem şu ki bazen gereksiz yere aman kötü biri olmayayım da ona da kucak açayım ya da ayıp etmeyeyim deriz, buna fazla kaptırırız kendimizi ve sonunda üzülen biz oluruz. Sizin dediğiniz gibi kader öyle körü körüne bir bagnazlik değil etrafımızdaki insanları da kendimiz seçeriz. Ben de bu insanları seçerken duygusal düşünmenin zararından bahsettim bir nevi. Bu konuda gaflette olduğuma inanmamakla birlikte insan çeşitli konularda gaflete düşer illa ki vardır yanlış bildiğimiz, bu bilinçle okudum yazınızı. Bir de bu yazıları yazmama Gör Beni kitabında geçen o cümle vesile oldu, bu cümle Azra Kohen in değilse ve ben bunu onun saniyorsam da bu benle alakalı değil cümleyi kendisininmiş gibi yazıp, tirnak içinde belirtmemesinden veya bir araştırma sonucu olan birşey olduğunu dipnot olarak vermemesiyle alakalıdır. Ki öğrenmiş oldum teşekkür ederim. Herkese beklediği durakta bol güzel karşılaşmalar dilerim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.