·429 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Haziran 2020 19:39 Öyle bir kitap ki hemen bir şeyler yazma isteği uyandırdı içimde.Fakat kitaptan önce biraz yazara değinmek isterim.Emily bronte kardeşleri ile birlikte kadınların yazmasına değer verilmediği dönemlerde erkek isimleri kullanarak gazetelere şiir gönderiyormuş.Daha çok içe dönük bir yapıya sahip olduğunu kitabın çeşitli yerlerinde hissedebilirsiniz.Ve uğultulu tepeler yayınlandıktan koşa bir süre sonra da veremden ölmüş.Uğultulu tepeler’in bir ilk roman olması da beni ayrıca şaşırtmıştı.
Kitaba geçecek olursam kitap başlıca aşk kitabı olarak adlandırılsa da aşkın yanında birçok önemli konuyu içinde okuyucuyu sıkmadan barındırıyor.İntikam,bağlılık,sınıf farkı vs. Bu kitapla alakalı bir arkadaşım aşk kitabı olduğu için okumuyorum ergence geliyor demişti.Bir kitabı okumamak için bence bu geçerli bir sebep değil.Çünkü kitap size şimdiki Türk dizilerindeki aşklardan falan bahsetmiyor.Zaten tek anlatılan şey de belirtttiğim gibi aşk değil.Bir klasik olmasının hakkını verdiğini düşünüyorum.Dil olarak da doyurucu hoştu fakat asla yorucu bir dili yoktu yani rahatlıkla okunabilir.keyifli okumalar