·100 syf.····Okunma: 12 Haziran 2020 01:23 Birkaç saatte biten ama üzerinde uzun süre düşünülmesi gereken bir kitap.
İvan İlyiç her insan gibi makam, menfaat ve dünyevi telaşlarla yaşıyorken bir gün hesapta olmayan bir şey olur ve hastalanır. Yavaş yavaş öleceğini anlar ve yaşamını sorgulamaya başlar ölmek üzere olan her insan gibi. Hayatı adeta film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer.
Birtakım felsefi düşünceler içerisine girip var oluşunu sorgular.
Hayatını düşündükçe sadece çocukluğuna dair anılarında mutlu olduğunu fark eder. Yani çocukluktan sonraki yaşamının yanlış şekilde yaşanılmış olduğu acı gerçeğiyle yüzleşir.
Onu aslında üzen hasta olması değil hasta olduğunu bilmelerine rağmen çevresindeki herkesin bu duruma kayıtsız kalarak hayatına devam etmesidir. İvan İlyiç, haklı olarak çevresinden ilgi beklerken onların ilgisizliğine maruz kalınca aslında çok da gerekli olmadığını, kendisinin bu denli önemli ve yokluğu doldurulamaz olmadığını anlar.
Bunların yanında Tolstoy'un değindiği başka noktalar da vardı. Devlet yapısındaki bozukluklara, adam kayırmacalara, makam hırslarına yönelik inceden inceden değdirmeler yapmış yazar.