·179 syf.····Okunma: 13 Haziran 2020 16:17 Bu kitap artık hepimizin!
Bugün yazarımız "Son kitabımın aylardır stoklardan bulunmamasından ve internet sitelerinde fahiş fiyatlara satılmasından bıktım!" Diyerek ücretsiz olarak kitabını paylaşıp "o artık hepinizin" dedi, bu canlı olarak görebileceğimiz yazarla ve okur arasında olan en duygusal olaylardan biri olabilir. Bunu çok büyük bir erdem olarak yorumluyorum günümüz yazarlarının en büyük arzusu kitaplarının satılma rekorları kırmak istemesiyken Aytuğ Akdoğan okunma, anlaşılma arzusunda ve sadece kendisinin değil kitaplarında ya da videolarında bahsettiği insanların anlaşılması kaygısında. Yani bizim, insanlığımızın.
Kitap Kerem Kamil Koç'a ithaf edilmiş. Ve Kerem'in cenazesine dahil olmamızla sürgünümüz başlıyor.. Aslında okur olarak hissettiğim şey insanlığın bir yola çıkmasıydı uğraması en zor olan yerlere uğrayıp varması gereken tek bir yere varması. Yazarımızı birazcık tanıyanlar genel olarak edebi dilini de tahmin edebilirler, bu güzel üslup ne anlatırsa anlatsın bana her sayfayı an an yaşattı. Evet yaşadığımı hissettim çok spoiler vermeden şunu diyebilirim okurken kayıplarım oldu, yola çıktım, arzularım oldu, kendimden uzaklaştım, kendime vardım ve affettim. Evet bir kitap sayesinde hayatımda bazı insanları affettim biraz da kendimi. Çok şey yaşadım bu kitapta bilmediğim çok şey öğrendim ve anladım insanları anladım acılarını hissettim, intiharı konuşurken karakterler; yaşama arzusu duydum ölme arzusunun yanında. Muhteşem bir kitap, çok güzel bir gözlemcilik, güzel bir anlatım biçimi. Belki bilmek istemeyeceğiniz, duymak istemeyeceğiniz şeylerin size aktarımı ve hiçbiri bize uzak değil. Ben çok beğendim okumanız gerektiğini düşünüyorum. Umarım hızlı tüketmemişimdir bu eseri ama okurken yaşadığımı hissettim, eser de benimle yaşayacak. Ve dünya düzeni için tanrıyı suçlamayın, insanlara irade vermeseydi tanrı olamazdı ve bu dünya, yaşadıklarımız, gördüklerimiz, lanetlediklerimiz, insanların eseri.