Gönderi

Puan vermedi·112 syf.··
2020 17. kitabı
Önceden okuduğumda benim için sadece çok duygusal olan bu kitabı bu kez elime aldığımda fark ettiğim şeyler daha fazla oldu. Örneğin Peyami Safa'nın hayatı boyunca hastalıklarla uğraşmasının onu bu kitabı yazmaya ittiğini, kendisinin çok zayıf olduğunun bilinmesi ve bunu kitaptaki karaktere yansıtması gibi güzel birçok detay. Romanda mekân kullanımı hasta çocuğun psikolojisini okuyucuya vermek için kullanılmış. Sevdiği kadın Nüzhet'in varlığı sebebiyle nefes alabildiği köşk, bu aşkın arasına birilerinin girmesiyle nefessiz kaldığı bir hapishaneye dönüşüyor. Romanda yer alan tüm mekânlar zıtlıklarla dolu. Hastalık/sağlık, huzur/huzursuzluk, ümit/karamsarlık... Roman 1915 yılında geçmesine rağmen savaşla ilgili bir bilgi alamıyoruz, sadece hasta çocuğun çevresindeki karamsarlıkla bu savaş buhranı yansıtılıyor. Yazar için öncelik olan şey, değişik çevrelerin hasta çocuğun psikolojisine sirayeti. Peyami Safa için övgülerim yersiz olacaktır. Az çok kitap okuyan herkes bi' yerden denk gelip sevmiştir kendisini. Kitap için kusur gördüğüm tek kısım teknik açıdan anlatıcı-kahraman olan hasta çocuğun, 'çocuk' cümlelerinden daha gelişmiş cümleler kullanmasıydı. Okuyucu olarak edebi anlamda ruhumuzu şenlendirse de eleştirmen olarak baktığımızda bu teknik açıdan bir kusur. Bunun dışında oldukça etkileyici bir kitap.
Dokuzuncu Hariciye KoğuşuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 2022120,9bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.