Yansıtmanın başka bir biçimi de, insanın kendi sorunlarını çocuklarına aktarmasıdır. Her şeyden önce bu çeşit üstünden atmaların çoğunlukla çocuklar için yapılan dileklerde ortaya çıktığını söyleyelim. Bir insan yaşamını değerlendiremediğini anlarsa, bu eksikliği çocuklarının yaşamını değerlendirerek gidermek ister. Ama bu durumdaki insan, çocuklarını başarısızlığa sürükleyeceği gibi kendi içinde de yenilgiye uğrayacaktır. Çocuklarını başarısızlığa sürükler, çünkü varlık sorununu kişinin yerine başkası değil herkes kendisi çözebilir ancak: Anne ya da baba da kendi içlerinde başarısızlığa uğrayacaklardır; çünkü bu soruna kendileri bir çözüm yolu bulamadıklarına göre çocuklarına yol gösterecek durumda değillerdir. Mutsuz bir evliliğe son verip vermemek sorunu ortaya çıktığı zaman da ana baba çocukları suçu üstlerinden atmak için kullanırlar. Böyle bir durumda ana babanın hemen öne sürdükleri şey çocukları yuvasız bırakmamak için ayrılamadıklarıdır. Oysa, incelikli bir araştırma "yuva" içindeki gergin ve mutsuz havanın çocuğa, kesin bir ayrılmadan daha çok zararı dokunduğunu göstermektedir - bu ayrılma hiç değilse çocuklara insanın dayanılmaz ölçüde kötü bir durumu, gözüpek bir kararla sona erdirebileceğini öğretir.
Sayfa 97
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.