9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 28. kitabı
İlk başta kitap tek taraflı mektuplardan oluştuğu için pek fazla akıcı ve anlaşılır değil bu nedenle biraz sıkıcı olduğunu düşündüm ama kitap ilerledikçe kitapta bahsi geçen çoğu şey adeta yapboz parçaları gibi oturmaya başladı. Kitabı bitirdiğim zaman hala tamamlanmamış ve anlam veremediğim şeyler vardı. Kafka çok karamsar bir insan ve bunu her kitabında açık şekilde görüyoruz. Dava'nın kahramanı Josef neyle suçlandığını bir türlü öğrenemeyerek yavaş yavaş karamsarlığa bürünüyordu, kadastro memuru Bay K. 'da da, Gregor Samsa'da da görülüyor. Dediğim gibi bu kadar karamsar bir insanın başka bir insana bu kadar derinden hatta belki de bizim tam olarak anlayamayacağımız türden aşk beslemesi beni şaşırttı. Ben aralarındaki bu aşkın sebebini biraz da hayatta yaşadıkları sevgi boşluğuna bağlıyorum. Kafka'nın içindeki ilgi ve sevgi boşluğunu bir türlü babası yüzünden dolduramaması, Milena'nın babası tarafından hastaneye kapatılması, üstüne bir de ikisinin de ilişkilerinde yaşadığı başarısızlık ve mutsuzluk... Aralarındaki bu büyük ve bir o kadar ihtişamlı aşkın sebebi acaba kavuşamamaları yüzünden olabilir mi? Eğer bu yüzden ise "Seversin, kavuşamazsan aşk olur" cümlesinin doğruluğuna kanıt olur. Kitabı okurken şu anki WhatsApp konuşmalarının berbatlığı gözümün önüne gelmedi değil. 40 Yıllık ömür yolculuğu kitapları gibi mutlu sonla bitmeyen Kafka'yı kitapları ile dolaylı değil de bu mektuplarla doğrudan okumak kesinlikle çok zevkliydi. İlk 100 sayfasında tek taraflı olduğu için anlayamadığım yerler olsa da, bu kitabın eleştiri yapılabilecek bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Milenaya mektupları okuduktan sonra Kafka hakkında çok farklı şeyler düşünmeye başladığım ve mutlaka bir daha okumak istediğim bir kitap oldu. Herkese çok şiddetle tavsiye ederim
Milena'ya MektuplarFranz Kafka · Can Yayınları · 202365,9bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.