Gönderi

Kürtçe eş anlamlı sözcüklere pek o kadar muhtaç değildir.
Nitekim "çatlak" anlamını ifade için Kürtçede dört fiil vardır. Terikîn: bir bölgenin çatlayıp, derin çatlağın bitişikliğini muhafaza ettiği yerlerde kullanılır. Dudağın, derinin çatlamasında olduğu gibi. Derizîn: Derinliğin tamamıyla çatlayıp fakat cismin parçalarının birbirinden ayrılmadığını gösterir. Camın çatlaması gibi. Keleşîn: Toprağın çatlaması halindeki çatlaklığı ifade eder. Şeqitîn: Çatlayan cisimden bir kısmının sukût ettiğini veya kaydığını gösterir. Bir kayanın çatlayıp bir kısmının kaymakta veya devrilmesinde olduğu gibi.
Sayfa 60
··1 alıntı·
164 Gösterim
3 Yorum
Ayrıca bahsettiğiniz kelimelerin eş anlam olabilmesi için " aynı anlamsal değere sahip olmalı." Dört kelime, anlam bakımından aynı gibi görünsede aralarında nüans vardır. Bu durum bile eş anlamın mantıksal yapısına terstir. Sözgelimi "destê min terikî" diyebilip "destê min derizî" diyemiyorsak iki kelimenin eş anlamlı olma durumu ele alınamaz.
Önceki 2 yanıtı göster
Estağfurullah (: Qelişandin ve kelişandin diye de sözlükte geçiyor. Ki kitapta geçen "kelişandin" Orijinal halinden attım Ki ben de qelişîn der ve yazarım... İkisi de doğru yani (:
1 yanıtı göster
Kürtçede dili zengin kılan aslında bu gibi durumlardır. Çünkü diğer dillerde sadece çatlak olarak çevireceğin bu 4 kelime her biri ayrı hallerde kullanılır. Çatlağın derinliği veya kopma biçimi kelimeyi değişikliği uğratır. Örneğin, birinin camın çatlama durumuna terikîn dediğini duyamazsınız. Ama derizîn dediğini duyarsınız. İkisi de çatlama anlamına gelir. Örneğin biri "terikîn" kelimesini kullandığında bunun bir insan vücudunda veya benzeri bir bölgede çatlamayı(deride, yüzeyde) kastettiğini anlarsınız. Bu çok zengin olay varken Kürtçede hala bu dili toplama dil olarak görmeye çalışan, hatta dil olarak görmeyenlerin bile olduğunu görürsünüz. Aslında olmayan tek bir şey vardır. Bu iddiaları ortaya atanlarda veya savunanlarda bir "haysiyet"in olmadığıdır, olmayan. Dipnot: "haysiyet" Arapça'dan Türkçeye yerleşmişir. Buna hürmet diyenler de vardır. Hürmet de Arapçadan gelir. Saygı diyenler de olur buna, say köküdür bu kök de Arapçadan gelir. Gı yapım eki almıştır. Kürtçede buna "rêzdarî" denmiştir. Ve hiçbir eşanlamlıya ihtiyaç duymuyor.
Türkçe'de eş anlam diye bir konu yoktur aslında; diğer dillerden alınan sözcüklerin mânâsını gözeterek tamamen masa başında türetilmiş, sunni bir sözcükler arasındaki anlam ilişkisi mevzusudur.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.