·416 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Haziran 2020 19:14 Yazarın her yeni kitabını severek okuyorum. Yazarın ismini görmem bile kitabını alıp okumama yetiyor. Bu sefer farklı bir türde bir kurguya ev sahipliği yapıyor ve bize de bu kurguyamisafir olmak düşüyor.
Trion Krallığı’nın yakışıklı prensi Ros Dillon, cesareti ve zekâsıyla hem savaş alanında, hem de güç oyunlarının döndüğü krallığında her zaman bir adım önde olmayı başarır. Ancak kaderin onun için başka planları vardır: Genç adam hiç beklemediği bir ihanete uğradıktan sonra kendi krallığından bir suçlu gibi kaçmak zorunda kalır. Ölümün soğuk nefesi ensesinde olsa bile, bir gün mutlaka geri dönüp intikamını alacağına dair ant içer. Tehlikelerle dolu bir intikam savaşı…
Ros’un sığınabileceği tek yer vahşi bölge adındaki tehlikeli topraklardır. Her adımda yeni bir zorlukla karşı karşıya kalır: yırtıcı hayvanlar, zehirli su kaynakları, vahşi insanlar ve güçlü kadın savaşçılar…
Ros hayatında gördüğü en yetenekli savaşçılardan biri olan Val’la burada tanışır.
Ros’un vahşi bölgeye uyum sağlamaya çalışması bir yandanda hedef belirlediği intikam savaşı için yanında savaşacak savaşçıları bulmaya çalışmasını okurken çok eğlendim.
Val ile Ros’un diyaloglarını ise çok sevdim.
Tabi kitapta en çok Val ve Zek’i sevdim. Yalnız serinin devam kitabı olacak mı diye merak ediyorum. Kitap basılmadan önce, ilk sosyal platformda paylaşmıştı yazarımız, o zaman okumuştum. O sebeple bazı sahneler eksik geldi ve finali de havada kalmış gibi geldi. Umarım devam kitabı vardır ve tez vakitte çıkarılır.