Öncelikle kitabı okuyalı birkaç ay olduğu için kitap bittikten sonraki ilk hislerimi ve kalp çarpıntımı aktaramayacağım için üzgünüm. Fakat kitap hakkında kesinlikle şunu söyleyebilirim ki bir kere okuyup kütüphaneye kaldırılacak bir kitap değil. (Hatta ilk okumamda altını çizmeye kıyamadım:)) Tekrar tekrar okuyup çıkarttığınız anlamlar ile kendi ruhsal gelişiminizi farketmenizi sağlayacak, büyüdüğünüzü hissettirecek bir başyapıt. Insan olmanın iç dünyasını, doyumsuzluğunu, kibrini ve anlam arayışını çok güzel işlemiş. Nedense bu kitabı okurken (bunu ilk hisseden ben miyim bilmiyorum ama) koku kitabı ile çok bağdaştırdım. Ve kitabın ilerleyişindeki "portre mi karakteri etkiledi yoksa karakterin yaptıkları mı portreyi ortaya çıkardı? düşüncesi" bana bir deneyi hatırlattı. Deneyde (Çok oldu okuyalı yanlış bir şey dersem affola) bir kişinin eline pankart verip "bana istediğinizi yapabilirsiniz." yazıyorlar. Bunun sonucunda tek bir kişi kötü şeyler yapmaya başladığında diğer insanlar da bundan cesaretlenip kötü şeyler yapmaya başlıyor. Kitaptaki karakter sanki portresindeki kötülüğü gördükçe bundan cesaretlendi ve daha da fenasını yapmakta sakınca görmedi. Insanın iç dünyasının portresini görmek pekte manzara resmine benzemiyor nede olsa:) Hayatta yaptığımız eylemlerin sonuçlarını bu kadar çabuk alsaydık hangimiz Dorian gibi yanlış kararlar vermezdik ki ?? Sonuç olarak kesinlikle okunması gereken bir kitap fakat okuma zamanının gelmesini ve kitaba özel bir zaman yaratılmasını tavsiye ederim . Buraya kadar dayanıp okuyan herkese teşekkürler :)