İnsanlığın sadece bir sınıfının zihne sahip olduğunu varsayan bir dünya görüşü, bu sınıfın tüm zihinsel emek ürünlerinin, bunu başkalarından, Üçüncü Dünya’dan gasp etmiş olmalarına rağmen, kendi özel mülkleri olduğunu iddia etmesine yol açar. Fikri mülkiyet hakları ve yaşam üzerindeki patentler kapitalist ataerkinin canlı ve bedava her şeyi kontrolü altına alma güdüsünün tezahürüdür.