"Çocuklar, hepimizin içinde büyük bir kabul görme ihtiyacı vardır ama özgün ve farklı olan şeylerinize de güvenmek zorundasınız; tuhaf ya da rağbet görmeyen şeyler olsalar da. Frost'un dediği gibi 'Yollar ikiye ayrılmıştı ormanda ve ben daha az katedilmiş olanı seçtim, bütün ayrımı yaratan da buydu.' ".
Edebiyat öğretmeni John Keating böyle diyordu öğrencilerine.
-
Her çocuk içinde bir cevher taşır, bu tartışılmaz bir gerçektir. Önemli olan bunu ortaya çıkarabilmesi ve kendi sesini dinleyerek hayatına yön vermesidir. Önce aile sonra ise okul hayatı çocukların kişiliğinde çok büyük etkiye sahiptir. Çocuklar ya özgüvenli ve ne istediğini bilen bireyler hâline gelir ya da bastırılmış, başkaları tarafından belirlenen kalıplara girmiş ve kalbinin sesini dinlemeden belli belirsiz amaçlar peşinde koşan bir insan olur.
-
Kitapta adı geçen Welton Akademi'sinin dört ilkesinden biri "mükemmellik". Bu ilkenin tanımı ise şöyle öğretilmiş çocuklara, "Mükemmellik sıkı çalışmayla olur. Mükemmellik bütün başarıların anahtarıdır, okulda ve her yerde.".
Bu düsturla hareket eden çocuklar gecelerini gündüzüne katarak çalışıyorlar. Bu mudur mükemmellik gerçekten? Sıkı çalışmanın sonucunda mı elde ederiz sadece? Yoksa eşsiz ve mükemmel olan zaten içimizde değil midir acaba?
Mükemmelliği harıl harıl çalışarak kitaplarda aramaya gerek yok, kalbine kulak veren ve kendi kimliğini korkmadan kabul eden her birey zaten mükemmelliğe sahiptir.