Eskişehir'de stajdayım. Yanıma geldin. Önce sarıldık. Köşedeki esnaf lokantasında birşeyler yedik, eve geçtik. Tekrar sarıldık, deliler gibi öpüştük ve seviştik. Önce mutfakta, sonra salonda masanın üzerinde... Yatmaya yakın yatağa geçtik. Gözlerime baktın ve "seni seviyorum" dedin. Gözlerinde kaybolurken ellerimi saçlarına götürdüm hafifçe aralayıp kulağının arkasına attım. Yaklaştım öptüm. "Sana birşey söyleyeceğim" dedim. Önce endişelendin, sonra derin bir nefes alıp "söyle" dedin, "dinliyorum."
"Elif ben ateistim."
Durdun "Nasıl yani?" dedin.
"Bir inancım yok" dedim. "Evet biliyorum, senin inancın var ve ben buna, ben sana saygı duyuyorum" dedim. Korktun... Geri çekildin... "Ben aynı benim, sen aynı sensin" dedim. "Ben hala seni seven kişiyim. Hala seninle olmak isteyen kişiyim" dedim... Bozuldun, "peki ya ileride ne olacak?" dedin.
"Belki bir ay sonra, belki 10 sene sonra belki de 50 sene sonra değişir düşüncelerim." dedim. "Belki de değişmez yine böyle kalır." dedim. "Ama senin için yeniden deneyeceğim." dedim. O gece tekrar indirdim, tabi Türkçe meali ile... Denedim, biz ayrılalı tam 2 sene oldu, benim düşüncelerim değişmedi.
Bu olay biz ayrılmadan 2.5 sene önce oldu, biz tam 2 senelik bir ilişkideyken. Seninle bir hayat kurmak, herşeyi göze almış olduğum zamanlarda...
Askerden gelince, Bursa'ya yanına geldim. İlişkimiz sallantıda, ince bir ipin ucuna bağlıyken seni görmeye geldim. FSM de buluştuk, sarıldık ama soğukluk var aramızda belli. Bana yalanını yakalamışım, arkamdan iş çevirmişsin. Annemi kendine düşman bellemişsin. Dilinin kemiği yok artık. Ben sana salak dahi dememişken, sen bende ne haysiyet ne onur ne de şeref bırakmışsın...
Ama yinede yanına geldim, son bir umut diye... Çünkü seni hala seviyordum.
Gözümüze kestirdiğimiz ilk mekanda