Stefan Zweig'i okumaya başladıktan sonra, mutlaka diğer romanlarını da okumak istiyorsunuz. Gerçekten bağımlılık yapıcı etkisi var. Her şeyden önce çok akıcı bir anlatım söz konusu ve bir anda hikayenin ortasında buluyorsunuz kendiniz. Burada da uzun bir hikaye söz konusu ve 1 saat de bitirmeniz mümkün. Türüne psikolojik gerilim demek uygun olur sanırım ve en belirgin özelliği gizem yüklü olması. Tabi bu öyküyü anlatırken de Malezya'ya özgü kültürel bir psilkoz hali olan Amok koşucusuna gönderme yapılıyor. Bu sayede de öykü daha ilginç bir hale geliyor ve nasıl bağlanacak heyecanını yaşıyorsunuz. Tabiki yazarın beynindeki intihar ve ölüm düşüncülerinin kırıntılarını da burada görmeniz mümkün oluyor. Bu arada Amok koşucusunun ne olduğunu öğrendikten sonra, tüm insanlığın doğumu takiben bir Amok koşucusu olduğu fikrine dağılmadan da edemiyorsunuz. Daha önce okuduğum "Olağanüstü Bir Gece" yi daha çok sevmiştim. Ama kesinlikle ondan kalır yanı olmayan güzel bir hikaye.