Kitabımızda ülkesine gitmek için Kalkükata'dan gemiye binen bir Avrupalı var. Gemiye bindikten sonra gizemli birisiyle karşılaşıyor. Karşılaştığı kişi aslında bir doktor ve Avrupalı adama sırrını anlatıyor. Kitap tamamen doktorun anlattığı sırrından oluşuyor.
Bizde Stefan Zweig'in yine güzel olan bir hikayesini okumuş oluyoruz.
Amok koşucusu ise hiç durmadan, kafasına estiği gibi giden ama nereye gittiğini bilmeyen, yoluna çıkan herkese ya da her şeye zarar veren kişidir. Amok koşucusunu hiçbir güç durduramaz.
Bizde aslında doktorun da bir amok koşucusu olduğunu öğreniyoruz. Bu güzel hikayeyi okumanızı tavsiye ederim.