duyduğum ve okuduğum çeşitli eleştirilerden dolayı kitaba karşı biraz önyargılıydım. ancak gördüm ki oldukça haksız eleştiriler yapılmış. hatta ileri giderek diyebilirim ki türk tarihine ilgi duyup bu kitabı es geçen varsa ciddi bir kayıp yaşamaktadır. kitapta altını çizecek birçok yer var. ayrıca selahattin eyyübi ile ilgili kısım apayrı etkileyici olmuş. kürt ya da türk olduğunun tartışılması çok saçma. adam kendini kürtlük ya da türklükle tanımlamıyor. kendini müslüman olarak tanımlıyor. hala burada ırk kavgası yapılması çok ilginç.
prens arnat'ın çok sevdiğim bir sözünü alıntılıyarak sonlandırayım.
"sayıca bizden fazlalar, savaşmayalım diyorsun. ben de diyorum ki: yakacağı odun miktarı ateşin gözünü korkutmaz.