Cengiz Aytmatov'dan iyilik ve kötülüğün çatışmasını bir çocuğun safiyane yüreğinden aktaran çok güzel bir kitap "Beyaz Gemi".
Annesi ve babası tarafından üvey ninesinin vicdanına, dedesinin şefkat, merhamet ve sevgisine terkedilen bir çocuğun dedesinin anlattığı efsanevi masallarla ayakta duruşunu anlatıyor Aytmatov.
İyilik ve kötülüğün çatışma halinde olduğu bir aile ortamında, iyiliğin; kötülüğe galip gelmeye gücü yetmiyor ama yenilmiyor da. İyilik yenilmiyor, sadece kötülüğün içinde asil bir şekilde kendini yok ediyor.
Romanda iyiliğin tarafında çocuk ve köyünde herkesin yardımına koştuğu için aşağılanan dedesi vardır. Kötülüğün tarafından ise çocukları olmadığı için çocuğun teyzesine zulm eden enişte ve dedesine kötü davranan üvey nine yer alıyor.
Ninesi tarafından evde fazlalık olarak görülen çocuğun sığınağı; dedesinin anlattığı masallar ve her gün dürbünüyle gözlediği, ulaşmayı hayal ettiği, mürettebatı iyilik ve doğruluk olan beyaz gemidir.
Eniştesinin teyzesine ve dedesine gösterdiği zorbalık karşısında çocuğun beyaz gemiye ulaşmak hayali onu, kötülüğün hâkim olduğu ortamdan soyutlayan bir vasıta olarak karşımıza çıkıyor.
Diğer taraftan dedesinin anlattığı masallardan özellikle Kırgızların türeyiş destanı olan Boynuzlu Maral Ana efsanesi çocuğun zihninde, kötülüğü yok edici mucizevi bir güç olarak inanca dönüşüyor.
Dedesinin ve çocuğun arasındaki şefkatle beslenen sevgi bağı etkileyici bir kitaptı
Kitap konusu, çocuğa dedesinin hediye ettiği ve tüm dünyasını dolduran çantasının satın alınma hikayesiyle başlıyor.
Herkese keyifli okumalar dilerim