·184 syf.··Beğendi
···Okunma: 22 Temmuz 2020 00:02 Ölüm oyunu.. kitapta her şey normal başlıyor. Evle çiftler, orada yalayan insanlar, düşünceleri, nasıl birileri olduğu vs. anlatılarak başlıyor. Ama daha sonrasında beklenmedik bir anda ortaya ceset çıkıyo. O insanların içinden birisinin cesedi. Herkesin bekledi ama kimsenin yapmayacağı bir şeydi. Çok fazla çeldirici oluyor. ".. Bazen, deminki beyaz parçaya benzeyen bir şeyle karşılaşırsınız... Yani parçaları düzenle dizer... renkleri ayırırsınız. Sonra... beyaz postun bir parçası sandığınız şeyin, kedinin kuyruğuna uyduğuna anlarsınız." Çeldiriciğini en iyi bu şekilde açıklayabilirim. Başka birisinden şüphelenirken alakası olmadığını görüyorsunuz. Sonra hah buldum bu kesin diyosunuz. Ama oda çıkmıyo. Cinayeti sadece Hercule Poirot açıklıyor, sizde onu bekliyorsunuz.
Peki benim düşüncelerim.. ben polisiye, gizem, öldüm gibi kitaplardan hep kaçmışımdır. Sıkıcıdır, beni sarmaz, ilerletemem, yarım bırakırım diye cesaret edemiyordum. Ama Agatha Chrıstıe'nin kitaplarını merak ediyordum bir yandan. Kesinlikle tavsiye edilecek bir kitap. İlk bşaladığımda bi kaç sayfadan sonra bıraktım. Uzun bir süre bıraktım. Daha sonra elime aldığımda 2 gün içerisinde bitirdim. Sizi merakla ilerletiyo ama bunu o kadar akıcı bir dille yapıyor ki. Ne zaman bu kadar ilerlediğinizi, kaç saattir okuduğunuzu anlamıyorsunuz. Çok güzel bir kitap. Bir solukta bitireceğiniz bir kitap. Keyifli okumalar..