Hikaye Etkinliği (4 Haziran - 30 Ağustos 2020) Hikaye etkinliği kapsamında yazılmıştır. Karınca B ''Hayata ne için geldim?'' diye sordu karınca B, ''Hep çalışmak için mi?'' Çalışma hayatı hayatın merkezinde yer alıyordu. Her şeye hayat veriyordu. Herkes onun peşindeydi. O her şeydi, aynı zamanda hiçbir şey. Emeğin ürünü bol değildi. Karıncalar bırakalım sonsuz ihtiyaçları olduğu olgusunu bir kenara en temel gereksinimlerini bile karşılamaktan acizdi. Fakat yine de dört elle sarılıyordu bu imkâna. ''Yokluk içinde bu dünyadan göç edip gidinceye kadar. Üstelik makineler icat etmemize rağmen'' dedi iç çekerek karınca B kararınca. ''Sahip olduğumuz imkânlarla daha az çalışma imkânına kavuşmak yerine daha çok işsize sahip olduk. İşsizlik politikası hayatımıza çok uzun sürelerden beridir egemendi halen daha öyle.'' Oradan geçmekte olan semirmiş karıncalardan biri dayanamayıp kendi başına konuşan karıncanın karşısına geçip söylediklerinin tam tersini tekrar etti. Kendisinin etrafına çit ördüğü envai çeşit türlü zenginlikleri vardı. Semirmiş karınca tekrarladı. -Demek ki neymiş söyle bakalım işsizlik çalışmayan karıncaların başının altından çıkar. -Karınca toplumunda her şey boldur. Her şey bolca olduğu halde kıtlık içinde yaşarlar. İş beğenmedikleri için çalışmazlar. ''Aslında,'' dedi -üç karınca enindeydi- öğlen yediklerini henüz sindirememişti anlaşılan hıçkırıyordu. Devam etti :‘’Çalışarak üretim araçlarının mülkiyetini satın alabilirsin senin için çalışan bir dünya dolusu işçin olur.’’ Onun etrafında toplanmış anlattıklarının bir kısmını işitmiş diğer karıncalar şaşkınlıkla o konuşurken onun yüzüne bakıyor ne anlattığını merak ediyordu. Semirmiş karınca dalgınlıkla üstün körü anlattıkları bitip yanında yöresinde onu şaşkınlıkla dinleyen başka karıncaların belirdiği gerçeğini görüp gitme vaktinin geldiğini anlayınca, ‘'Açılın yol verin bakayım.'' dedi dev gövdesini sürükleyerek kalabalığı yarıp uzaklaştı. Yanındakiler Karınca B'ye sordu ''Bu pinti karınca sana ne anlatıyordu'' aldıkları cevap karşısında donup kaldılar. Karınca B, işe girdi çıktı sonra bu süreç yine tekrarlandı. Bir süre hastalanınca *'Dünyaya açılan tek penceresi Ansiklopedi oldu.' Şöyle düşünebildi. Zamanın akışına kaptırıp gidince anlam bilince çıkarılmayınca akan zamanın pek bir önemi kalmıyordu, her gün birbirinin aynı olunca öğrendiklerine yeni bir tanesini eklemeyince hayatın gerçekliğiyle sınamayınca da öyle. Düşüncenin taptaze kalışı tohuma, ürünün filizlenip boy atmasına bağlıydı. Düşünce, çağ ve maddi gerçeklik arasındaki ilişkilerin kopukluğu ise koşutsuz olarak gelişmelerin gerisinde kalıp onun tarafından aşılmak peşinden sürüklenmek demekti. O halde. Sorgulanmamış gerçeklik önem kaybettirirdi. *Big Fish (2003) & ''Dünyaya açılan tek pencerem ansiklopedimdi.''
··
10 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.