Ben bu kitaba bayıldım... Yıllarca okuduğumuz romanlardaki ' Vücudu güzel kadın- Kaslı yakışıklı adam' kompozisyonu bu kitapta yıkılmış resmen. Ve bu beni önünü alamadığım bir mutluluk seline sürükledi. Bunca zamandır yolunu gözlemiştim böyle cesur ve farklı karakterler yazacak bir yazarın. Sylvain Gabriel'den sonra şaşırtmadı beni ve yine harika bir iş çıkartmış ortaya... Başkişimiz Raven (Jane) İtalya'daki Ufizzi Galerisi'nde sanat eserlerini restore eden ve koruyan bir restoratördür. Yalnız Raven sağ ayağında engel bulunan ve ancak bastonla yürüyebilen, kilolu, gözlüklü ve kısa boylu bir kadın. Kendini asla güzel bulmuyor, kusurları(?!) sebebiyle özgüveni de hayli düşük. Ama merhametli, vicdanlı ve şefkatli bir kadın Raven. Bir gece evine dönerken, her gün selam verip sohbet ettiği dilencinin sokak ortasında saldırıya uğramasına göz yummayı reddeder ve saldırganlar ona da zarar verirler ancak erkek kahramanımız William buna izin vermez. Raven'ı iyileştirir ve onu korumaya alır. Çünkü kendisi Floransa şehrinin koruyucusu ve Prensi olan neredeyse 800 yaşında bir vampirdir.
Ve tesadüfe bakın ki, Raven'ın saldırıya uğradığı gece Ufizzi Galerisi'nden müstesna sanat eserleri çalınır ve öyle olmasa da oklar Raven'ı göstermektedir. Böylece William'la tam olarak tanışması gerçekleşecektir. Ve William Raven'ı tanıdıkça ve onu gerçekten 'gördükçe' ona aşık olur ama kendisi bile bunun tam olarak farkına varamaz. Raven da zaten William'ın kendisini seveceğine ihtimal vermiyor, fiziksel özellikleri ve kusurları sebebiyle. Oysa William sevgiye ve umuda aç, 800 yıllık yalnızlığının içine gömülmüş ve küçücük bir ışık arayan bir adam. Onun bu hali de beni çok etkiledi. Raven da güçlü ve cesur duruşuna rağmen ezilmişliğini ve hüznünü daima saklamayı başaran yaralı bir kadın. Bütün bu aşk bağının dışında birileri William'a komplo kurmakta ve Raven'ı da öldürmeye çalışmaktadırlar... Karakterleri o kadar sevdim ki kitabın içeriğine dair pek bir şey yazamadım Söylenecek çok fazla şey var bu kitapla ilgili; kitap aslında bir serinin ilk romanı ancak bilinmeyen nedenlerle yayınevi serinin diğer kitaplarını basmamış ve seriyi öksüz bırakmış resmen. Bu beni hayli üzdü doğrusu. Karakter özellikleri itibariyle bu kadar hoşuma giden kitaplar nadiren çıkıyor karşıma. Umuyorum ki günün birinde başka bir yayınevi bu seriyi tekrar basar ve bu sefer tüm kitapları basılır