Gönderi

Bütün arzuların bir objesi vardır!
6/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2020 18. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2020 10:53
Günümüzde gençlerin ateizme yönelmeleri çokça tartışılan bir konu. Ne oluyor da gençler, dinde bulamadıklarını ateizmde buluyorlar? Bence bu kayışın en önemli nedeni doğru inançla kurulamayan akıl ilişkisi. Çoğu insan dini öğrenmeyi çok küçük yaşlarda aile ortamında başlıyor. Fakat bu öğrenilen din daha çok duygusal, kalbe hitap eden kısmen de masalsı oluyor. Neden bir dine inanmalıyım, inanç bana ne katacak gibi sorgulamaların cevabı pekte anlatılmıyor. Anlatılmayı geçtik çokta insan bu soruların cevabını aramıyor. Kalpte kalan inanç, akla ulaşmayınca bir süre sonra kopuşlar gerçekleşiyor ve insan inançsızlığa doğru sürükleniyor. Şunu bilmeliyiz ki sağlam bir inanç elde etmek büyük emek istiyor. Bol bol okuyup araştırarak kendi kişiliğimize uygun bir din anlayışı inşa etmek zorundayız. Başkalarından aldığımız inanç kültürü ne üstümüze tam oturuyor ne de uzun süre taşıyabiliyoruz. Oturduğunuz yerden inançlı olacağımızı düşünüyorsak da bir kez daha yanılıyoruz. Doğru inanç konusunda aklımızı bol bol beslemeli, sorgulamayı ve şüphe etmeyi hiçbir zaman bırakmamalıyız. O zaman göreceğiz ki inanç bir külfetten ziyade huzura götüren bir yol olacak. O'nsuz olunca susamaktan kendimizi alamayacağız. Bu doğrultuda "Arzulardan Allah'a" kitabının doğru inanç inşa etme yolunda bir kilometretaşı olduğuna inanıyorum. Masallar, efsaneler anlatmak yerine düşünen bireyleri ikna etmek üzerine kurulmuş. Taslaman, arzulardan yola çıkarak Allah'a giden yolu felsefi bir yolla açıklamaya çalışıyor. Her arzunun bir objesi olduğunu öne sürerek altı temel arzumuzu ele alıyor; yaşam, korkuların giderilmesi, mutluluk arzusu, gaye arzusu, şüpheden uzak bilgi edinme arzusu ve başkaları tarafından iyi davranılma arzusu. Örneğin, her arzunun bir objesi var derken yaşamın objesi olarak da ahiret hayatını gösteriyor. O halde ahiret hayatı gerçektir ve yaratan bir güç vardır. Özellikle ateist filozofların bile arzular karşısında tam bir açıklamaya sahip olamaması teizme olan inancınızı perçinleyeceğine eminim.
Arzulardan Allah'aCaner Taslaman · İstanbul Yayınevi · 2016234 okunma
·
61 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı okumadım,anlattıklarınıza dayanarak bir şey sormak istiyorum.Elbette bazı şeyleri sorgulamak gereklidir ve hatta dinin emridir. Ancak sürekli bir sorgulama imanla çelişmez mi? Mesela kader konusunda her hocanın,alimin farklı düşünceleri var.Bu farklı düşünen insanların çoğu da Arapçanın her türlü söz sanatını bilen, ilmi açıdan otorite denen insanlar.Keza bazı ayetlerle alakalı çok değişik tartışmalar var. Örneğin Allah'ın Arşa istivası mevzusu.Müşebbihe ve Selefi kanad bunu dediğiniz gibi çok sorgulamış ve araştırmış. Sonra da İbn-i Teymiyye demiş ki bu istival-haşa- oturmaktır. Oysa ki Kur'anın pek çok ayetinde der ki "Allah size benzemez."Burada bir çelişki olmuyor mu? Her şeyi sorgulayacaksak iman nerede kalıyor?İmanın manası nedir?
Ahmet Burak Ozyurt
Gönderi Sahibi
Merhaba Enes. Aslında her şeyi sorgulamalıyız demedim. Ama sorgulanmaz da demek istemedim. Ayrıca gerçek imanı inşaa etmek için sorgulamalıyız demek istiyorum. Ben ikisinin çeliştiğini düşünmüyorum. Ayrıca hangi konuyu sorgulayacağız hangisini sorgulamayacağız konusu bence çok karmaşık ve cevabı olmayan bir soru.
İnançlı olmak bir zorunluluk mu?
Ahmet Burak Ozyurt
Gönderi Sahibi
Hayır tabi ki. O zaman özgür iradeden bahsedemeyiz.