·294 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Temmuz 2020 10:29 Yazarın birinci kitabıymış. Bu pek önemli bir bilgi değil bence. Oldukça başarılı olmuş. Yazarı twitterda takip ettiğim için kitabı çok merak ettim fakat aklımdan almak düşüncesi hiç geçmedi . Ne olduğunu bile bilmiyordum. Arada retweetliyordu ama dikkatimi çekmiyordu. Bir takipçisi kitaptan bir replik paylaşmıştı, o replik beni öylesine etkiledi ki hemen kitabı almanın peşine düştüm. Replik şuydu:
"Söyle bakalım sadece cuma günleri uçmayan kuş hangisidir? "
"Perşembe günü ölen serçe."
Bunun savaşta ölen küçük bir çocuk için söylenmiş olduğunu düşündüm. Aslında kitabın Khaled husseini kitapları gibi olabileceğini düşündüm. Savaştan ve çocuklardan bahsedecek sanıyordum. Öyle değilmiş. Meğer Khaled Husseini savaşın yıkıcılığından o kadar da bahsetmiyormuş ya da neler hissettirdiğinden. Neden onunla karşılaştırdığımı da bilmiyorum. Belki de ortak noktaları SAVAŞTI diye. Bu kitap çok farklı. Savaşın içinden, duygulardan, düşüncelerden, farklı grupların bakış açılarından bahsediyor. İçine çekiyor. Öyle bir çekiyor ki ‘’nasıl olur? ve neden?’’ sorularını sürekli kendinize soruyorsunuz. İstemeden Suriye iç savaşının içine giriyorsunuz. Arap baharını bir de siz oturduğunuz yerden yaşıyorsunuz. Uykularınız kaçıyor. Yazarın saçlarının neden döküldüğünü anlıyorsunuz. Savaştan kaçanları, mülteci kampında kalanları, devrimcilerin ruh hallerini, genç oğlanların gözlerindeki ışığı görüyorsunuz. Ebu Ali ile tanışıyorsunuz. En çok buna sevindim... Televizyondan ya da telefondan çok ''gerçeğin tamda kendisini '' suratınıza vuruyor kitap.
Kısaca Suriye iç savaşı var kitapta. İlgilenenler alıp okuyabilir. Kitap yazarın kendi ağzından yaşadıklarını anlatıyor. Özellikle de bir gazeteci gözüyle. Dil ve anlatım tekniklerini çok iyi kullanmış. Çok başarılı bir şekilde aktarmış yazmak istediklerini. Betimlemeler, yazarın aklını kurcalayan düşünceler, yalnız kalışlarındaki ruh halleri çok iyi yansıtılmış. Ben de olsam böyle hissederdim diyebileceksiniz. Okurken kitabın içerisindeki hengameden çok yorulacaksınız. Ben sadece sona doğru bir bölümünde sıkılmıştım belki de yorulmuştum. Bunun dışında kitapta bir sıkıntı yok. Yazar kendi iç hesaplamalarını da çok iyi yansıtmış. Ben okurken birçok yerde düşüncelere dalıp bir noktaya odaklanıyordum. Eğer çok empatik bir insan değilseniz belki sizde böyle olmaz. Son olarak: kitabı bitirdikten sonra birkaç uçak geçişinde birkaç saniye yüreğim ağzıma geliyor, sonra kendime geliyorum…
Işte böyle bir kitap.