·176 syf.····Okunma: 17 Temmuz 2020 20:27 Bu kitabı okuyan her okurun hatasına ben de düştüm. Şimdi pişmanlık duygusu eşliğinde içine düştüğüm önyargıları fark ediyorum. Neydi bu hatalar?
Öyle bir kitap düşünün ki herkesin elinde dilinde. Instagram'da herkesin paylaştığı fotoğraflarda, yanında olmazsa olmaz kahveyle birlikte tabii. Tatile gidenlerin ise mutlaka çantasında. Ama kimse okumuyor.
Siz de öyle misiniz bilmiyorum ama herkesin ilgisinin yoğun olduğu şeyler beni kendinden uzaklaştırıyor. Yukarıda da saydığım gibi bu kitaba çeşitli şekillerde sürekli maruz kalmak bende önüne geçilemez önyargılara sebep oldu ve onu okumayı öteledim de öteledim... Şimdi bu yazıyı okuyorsan ve benzer önyargıları yaşıyorsan bir an önce silkele kendini ve en yakın kitapçıya koş sevgili okur.
Öyle diyaloglar vardı ki yüreğime dokundu. Uzuuun uzun duvarlara bakıp düşünme isteği yarattı bende. Neredeyse tüm kitabı paylaştım alıntılarda. Öyle sıcak öyle içten bir dil ki... İnsanın, sevdanın en ücra kuytularında dolaşmış ve burada gördüklerini bize o naif diliyle, ustalıkla aktarmış. Kitap boyunca Raif Efendi'nin derdini siz dinliyorsunuz. Ama sonra fark ediyorsunuz ki o da sizin derdinizi dinlemiş. Hem de siz hiç anlatmadan. Beni birçok insandan daha iyi anlayan bir kitaptı. Bu kadar geç tanıştığım için çok pişmanım kendisiyle. Ama Kürk Mantolu Madonna'ya asla veda etmiyorum. Okurken bana kazandırdığı ve hayatıma montelediğim tüm dersleri tazelemek için belli aralıklarla yeniden okumak istiyorum. Keşke doğru sözcükleri bulabilsem de daha fazla övebilsem Sabahattin Ali'yi, Raif Efendi'yi, Maria'yı... En iyisi siz kendiniz deneyimleyin. Bu kitapta tanışmayı asla ertelemeyin. İyi okumalar!
Dipnot: Eğer elinizde bu kitabın dil açısından günümüze uyarlarmış bir versiyonu varsa onu okumamanızı tavsiye ederim. Artık kullanılmayan osmanlıca kelimelerin sıklığı ilk sayfalarda sizi yorsa da hem kelime haznenizi genişletecek hem de kitaptan mümkün olan en fazla zevki almanızı sağlayacaktır. Orijinalinden şaşmayın, sevgiler :)