Dinler tarihini başka bir bakış açısıyla tekrar okumak isteyenler için ilginç gelebilir. Aslında Romanı okurken hikaye kurgusu çok bilindik, kutsal kitaplardan alınan olaylar dizisine göre düzenlenmiş. Yalnız kutsal kişileri temsil eden karakterlerin ağzından yapılan sorgulamalar ilginç. Örneğin sürekli "Cebelavi neden tüm haksızlıkları sonlandırabilecekken seyirci kalıyor ve müdahale etmiyor" sözü tekrarlanarak yazarın inancı adaletsizlik üzerinden sorgulamasına şahit oluyoruz.
Doğrusu ben kitabı çok zor okudum. Tümünü bildiğimiz bir hikaye bir sokak alegorisi ile anlatılmış ve aynı noktada takılı kalınmış. Dünyadaki farklı inançlara sahip insanlar arasındaki dünya nimetleri bölüşümündeki adaletsizlik baştan sona eleştiriliyor. Tamamen dinlere Arap milliyetçiliği ekseninde bakılmış. Ne kainatın yaratılışı ne inanç ne ahlak dinlerin özünde olan herşey bu kitapta basit bir mal kavgasına indirgenmiş. Son bölümde anlatılan Arif karakteri yazarın tek orijinal fikri ve romanın da belki okunacak tek felsefi kısmı.
Fikrimce okumamakla kaybedilen birşey olmaz.