Puan vermedi·518 syf.····Okunma: 29 Temmuz 2020 02:01 Füruzan'la tanışma kitabımdı Kırk Yedililer. Kapaktaki kesme işareti bir beni mi rahatsız ediyor, doğrusu bu mudur, koskoca YKY böyle bir hata yapar mı, yetkin arkadaşlar açıklık getirebilirse şahane olur.
Füruzan'ın kitaptaki TDK tescilli dil hakimiyeti ve kullanımı daha ilk sayfalarda kendini gösteriyor. Yalnız Leylim nine ve Kiraz'ın yöresel ifadelerini anlamakta zorluk çektim, alışmam zor oldu.
Zaman geçişleri, Emine'nin anımsamalı anlatımları, çocukluk ve ergenlik hatıralarının yetişkin davranışlarına katkısı net bir şekilde görülüyordu. Emine, ezilenlerle empati yapmaktan kendi ailesini kaçırdı bence kitap boyunca. Nüveyre hanımın yüklendiği kimliklerin hakkını vermek isterken ortaya koyduğu mücadele de epey hırpaladı aileyi. Seçil'in vazgeçmeye olan hevesi, küçük Kubilay'ın kimliksizliği, kuklaya dönüşen baba figürü... Çöküş kaçınılmazdı.
Kitap kurgu da olsa "güzel ve yalnız ülkem"de gücü elinde bulunduranların her devirde bunu kötüye kullanmaktan çekinmediğini görmek yüreğimi bir kez daha yaraladı. Canım memleket yıllar yılı yara bere içinde ve tam iyi olacakken gerek devlet eliyle gerek dış müdahalelerle kabukları yolunuyor, ince bir sızıyla başlayan kanama duraksız akıntıya evriliyor. Politika da işte bu kanla, kanımızla besleniyor. Bizim coğrafyanın kaderi de bu. Çocuklarımızın kaderini değiştirebilmek adına tutunacakları dalları sapasağlam olan ağaçlar yetiştirmek gerekli. Payımıza düşense okumak, okumaya teşvik etmek ve bizlere sunulanı sorgulamayı hiç bırakmamak.