9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2020 93. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2020 15:37
Wilde; ''Sanatı göz önüne serip sanatçıyı gizlemek sanatın amacıdır.'' dese de romana tüm benliğini yansıtmış. Yaşadıklarını yazmış, yazdıklarını yaşamış. Basil kendisi, Henry kendisi, Dorian kendisi. Basil en güzel eserini yaptı, Dorian'ın ruhu portresine yansıdı ve son... Wilde'ın eserleri ''ahlaksızlığının kanıtı'' sayıldı vee son. Kitap başlangıçta çok kısa bir süre acaba Wilde kendisini kimin yerine koydu diye düşündürüyor. Basil'in sanatsal gücü ve iyi bir kalbi var ama arka planda, Dorian saf ve etkiye çok açık. Henry zeki, farklı bir düşünce yapısı var. Etkilenilmeyecek gibi biri değil ama çevresindekiler onun düşüncelerini uygulamayıp dinleyip eğlenip geçerken Dorian hepsini hafızasına kazıyor, zaman zaman Henry'in fikirlerine karşı düşünceleri sağlam olsa da etkisinden kurtulamıyor. Hiçbir zaman kişiliğinin farkında olamamış gibi, ancak bir çocuk duyduklarını bu kadar çabuk kabul edip uygulayabilir. Belki huysuz dedesiyle yaşamak zorunda kalmasının zararlarından biri buydu; yok sayılarak geçirilen bir çocukluktan sonra kendisine çok değer veren ve değerini fark etmesini sağlayan iki dost. Varlığını fark etmeye başladığı andan itibaren Henry ve muhteşem düşünceleri... Diğer bir yandan yaşamak istediklerini başkasından duymak insana yaşama cesareti veriyor. İnsanın özünde yatan kötülüğün bir destek ve görünmezlikle ne kadar kolay bir şekilde ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Dorian'ın görünmezliği güzelliği. Bu güzellik, toplumun güzellik ve iyiliği bağdaştırma şekliyle uyumun sınırını aşmış bir güzellik. Toplumda güzel olan güzeldir, el üstünde tutulur. Güzel bir insanın kötü olma potansiyeli, daha az güzel insanın kötü olma potansiyelinden azdır. Bu gerçekten insanın ruhunun yüzüne yansıdığının düşünülmesinden midir yoksa güzelliğe göre değişen tutumun karşılığının beklenmesinden mi? Kitap bir süre sonra Dorian'ın ruhunu şeytana satması meselesindeki şeytanın Henry olduğunu düşündürse de Henry kendisine hayran bırakıyor. Zehrini döküp kılını kıpırdatmaması kendi söylediklerine inanmamasından mı? Herkesi, her şeyi görmezden gelebilen Henry'in söylediklerini uygulamamasının sebebi insanları kandırabilecek bir güzelliği olmamasından mı yoksa Wilde sadece onu tanıyan, tanıyacak olan herkese sanıldığı kişi olmadığını söylemek için mi böyle bir karakter oluşturdu? ''Basil Halward ben olduğumu sandığım kişidir, Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir, Dorian ise benim olmak istediğim kişidir, belki başka bir çağda.'' cümlesinden, ''Toplumu kötü etkilemekten çok bu etkiyi yaşamak isterdim ama Basil olup sizde yarattığımı düşündüğünüz etkiyi sadece sanatıma yansıtmak zorunda bırakıldım.'' anlamı dışında bir şey çıkar mı? Belki başka bir okumada. Oscar Wilde'ın yazarlığı bu eserle sınırlı olsaydı bile kitabı bitiren insanların büyük bir kısmının ortak fikri Wilde'ın oldukça zeki bir yazar olduğu olurdu, sadece sonuyla bile Okunmalı
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Can Yayınları · 201999,4bin okunma
·
20 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
👏👏👏 harika bir inceleme olmuş, detaylı ve titiz👍