Her birimiz içimizde birer 'öteki' taşıyoruz. Olmak istediğimiz ama olamadığımız. Hatta sırf olamadığımız için kıskandığımız bazen ise içten içe düşman olduğumuz birer 'öteki'. Fakat Golyadkin'den iyi durumda olduğumuzu da unutmamak gerek -kim bilir belki yanılıyorumdur, belki daha kötü durumdayızdır- Çünkü bizler içimizdeki 'ötekini' o kadar çok bastırıp ezmişiz ki, her birimizin içinde birer yumru olarak kalmış. Hatta bu yumru zamanla ruhlarımızın sessiz birer parçası haline gelmiş. Öyleki, değil dışarı çıkıp hayatımıza müdahale etmek, gün ışığı dahi görmemiş.