·192 syf.····Okunma: 20 Ağustos 2020 11:30 Uzuuun bir aradan sonra şahane bir kitapla geri döndüm
Kitap okumayı çok seven ama yazmaktan pek de hoşlanmayan bir yazarmış Yusuf Atılgan. Bu yüzdendir ki sadece üç kitabı var. Benimse onu tanidigim ilk kitap Aylak Adam. Hep düşünürüz ya bir yerlerden para gelse, hiç çalışmadan yesek içsek, sinemaya gidip eglensek ne güzel olurdu hayat diye. İşte kitabın baş kahramanı Bay C. Tam olarak böyle biri. Babadan zengin ve adı üstünde aylak. İlk 20-30 sayfada bırakmamak için oldukça direndim. Çünkü farklı tarzlarda yazılmış bir kitap. Biraz monolog, biraz mektup vs. Ama sonra elimden bırakamadım desem abartmış olmam. Sorunlu bir karakter Bay C. Bunun sebebini zaten sonlara doğru kendi ağzından öğreniyoruz. Ona göre hayat iki kara parçası arasında tutamakları olmayan sallanan bir köprü gibi. Herkes yuvarlanıp düşmemek için bir tutamaç arıyor. Kimi paraya, kimi malına, kimi kendine tutunuyor. Oysa C. Hep O'nu, gerçek sevgiyi arıyor. Ona göre gerçek sevgi dışında her şey boş. Hatta öyle boş ki kendi ismini dahi hatırlayacak kadar önemsemiyor. Şöyle diyor sayfa 76 da " Bence insanın adı onunla en az ilgili olan yanıdır. Doğar doğmaz, o bilmeden başkaları veriyor. Ama yapışıp kalıyor ona. Onsuz olamıyor. "
Öyle Bir kitap ki Aylak Adam, yolda yuruken insanların yüzlerine bakıp acaba ne yaşıyorlar ya da yaşadılar diye düşündürmeye başlattı beni. Söylemek istediğim, üzerine konuşacağım daha bir yığın cümle var ancak; onları da sizlere bırakayım. Bakalım okurken siz neler hissedeceksiniz?
Kitap alıntı fotoğraflarına bakmayı unutmayıp, fotoğrafı kaydırın lütfen
Herkese iyi okumalar...
Seval Öğretmen