·234 syf.··Beğendi
···Okunma: 26 Ağustos 2020 12:56 Denis Diderot 1713-1784 yıllarında yaşamış Enlightenment (Aydınlanma) Çağı düşünürlerinden biri ve oldukça etkin eserler bırakmış ardında.
Rahibe romanı da bunlardan biri. Yazarın kız kardeşi genç yaşta manastır hayatını benimsemiş ve orada kaldığı sürece mental problemler yaşamış ve sonunda intihar etmiş. Bundan oldukça etkilenen Diderot Rahibe'yi yazarak bir nevi içindeki kini ve öfkeyi kusmuş diyebiliriz. Öyle ki hiciv dolu bir eser.
---SPOILER---
Romanın kahramanı Suzanne, evlilik dışı bir çocuktur ve annesi ikinci kez evlenmiş bu evliliğinden de iki kızı olmuştur. Ancak aile Suzanne'yi kesinlikle istemez. Nitekim onların gözünde Suzanne ortadan kaldırılması gereken bir "fazlalıktır." Ve genç kız bu baskılara dayanamaz ve manastıra zorla kapatılır. Bir süre manastırdan kaçmaya çalışır, bu yaşamı benimseyemez. Rahibeliği reddeder.
Bununla birlikte, başına gelmeyen kalmaz elbette. Manastır rahibeleri ona türlü işkenceler yapar, günahkarlıkla suçlarlar, burada rahibeler hem dindarlığı temsil ederler hem de çıkar ve ikiyüzlülüğü. Çekinmeden kötülük yapabilecek potansiyeldedirler.
Suzanne bu süreçte yardım için bir Marki'ye ulaşır. Farklı bir manastıra verilir. Orada da dışlanır, tacize uğrar. (Burada erotizm baş rahibe üzerinden sembolize edilmiştir.)
Suzanne'nin içinde rahibeliğe ve dine dair hiçbir sıcaklık belirmez.
Bu arada kahramanımız iyi kalpli biridir.
En sonunda ise manastırdan kaçmayı zor da olsa başarır. Kendine bir hayat kurmaya çabalar.
*Roman içinde birçok mesaj barındırmakla birlikte, dönemin aristokrat ikiyüzlülüğünü Suzanne'nin gayrimeşruluğu üzerinden ele almıştır. (Ailesinin ondan utanması)
*Manastırdaki rahibelerin dine yaklaşımı yobazlık sınırındadır. (İçlerinde iyi olanları da vardır) Bu durum dinin suistimal edilişinin bir eleştirisidir.
*Rahip ve rahibeler, manastır yaşamının zorluğu ve kasvetli atmosferi ağır şekilde eleştirilmiştir.
*Son olarak söylemek istediğim, Diderot ne olursa olsun bir "kapatılmanın" insan doğasına aykırı olduğunu dile getirerek insanın sadece sosyal ortamda varolabileceğini savunmuştur.
Ben çok sevdim bu eseri. Kitaplar iyi ki var