·328 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Ağustos 2020 23:21 Kitapta hikaye iki koldan akmakta. Bir taraftan Orhan'ın hızla değişen yaşamını görüyoruz, diğer taraftan ise geçmişe gidip bir tiyatro topluluğu ve onun bir üyesi olan Kemal'in hikayesini dinliyoruz. Bu iki kol günümüzde tiyatro topluluğunun sahibi olduğu binanın kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yerine bir AVM yapılması planları noktasında kesişiyor. Orhan'da kendini yeni eşi vesilesiyle bu olayların ortasında buluyor.
Bunlar olurken Orhan'ın sevgisine tanık olmak güzeldi. Aslı'nın bozuk Türkçesi ile kurduğu cümleler özellikle hoşuma gitti. Ben de okurken ona karşı yoğun bir sempati duydum içimde, bu nedenle Orhan'ın ona bağlanışını çok iyi anladım.
Kitabın içinde bir dolu beylik laf da var, çoğu kahkaha attırdı. Kendine has hafif argo bu sözler okuma keyfimi arttıran bir unsur oldu benim için. Hayatımda yeri geldikçe kullanmak amaçlı bir ikisini not bile aldım.
Ayrıca hukuk sisteminin yozlaşması, İstanbul'a çarpık bir inşaat zihniyetiyle nasıl eziyet edildiği de çok yerde çıkıyor karşımıza. Hem yeşile hem tarihi dokuya göz dikenler teşhir ediliyor açıkça.
Ben kitabı severek okudum, son derece akıcıydı. Tavsiye ederim.